YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/5642
KARAR NO : 2011/6996
KARAR TARİHİ : 22.11.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/111684
…’ü kasten öldürmekten sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (ERZİNCAN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.01.2010 gün ve 174/3 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanığın duruşmaya müdafii göndermemesi nedeniyle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
l- Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 28.04.2009 tarih ve 79/106 sayılı kararında açıklandığı üzere; açıkça onanmayan bir hükmün tüm yönleriyle bozulmuş olduğu dikkate alınarak; mağdur …’i Tehdit suçundan sanık …’nin beraatine ilişkin 13.05.2008 tarihli bozma öncesi kurulan hüküm, Dairemizin 18.11.2009 tarihli ve 60017064 sayılı ilamı ile bozulduğu halde, bozma sonrası yüklenen bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de, zamanaşımı süresi içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2- Oluşa, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; avcı olduğunu söyleyen sanığın, 12 numara av fişeği atan av tüfeğiyle etkili mesafeden hedef alarak bir el ateş etmesi üzerine sağ bacak diz kapağı sağ üst tarafından isabet alan maktulün femoral arter ve o bölgedeki büyük damarların yaralanması sonucu gelişen kan kaybı ve dolaşım yetmezliği sonucu hayatını kaybettiği olayda; Dairemizin 23.03.2011 tarih ve 40/1790 sayılı ve 01.02.2011 tarih ve 66/319 sayılı kararlarında belirtildiği ve istikrar kazanan uygulamalarında kabul edildiği üzere, av tüfeğiyle etkili mesafeden damar ve sinir paketinin tamamen parçalanması sonucunu doğuracak şekilde ateş etmesi halinde sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü gerektiği ve dolayısıyla suç niteliğinin Kasten İnsan Öldürme olarak kabulünde isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, Kasten Yaralama Sonucu Ölüme Neden Olma suçundan hüküm kurulması gerektiği yönüyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir. 3- Soruşturma aşamasında yapılan ölü muayene işlemi sonucunda kesin ölüm nedeninin tespiti için cesedin Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verildiği ve bu karardan vazgeçilmediği halde cesedin gönderilmediği gibi otopsi işlemi de yapılmadığı anlaşılmış ise de, ölü muayene işlemi sırasında dinlenen bilirkişinin kesin ölüm sebebinin belli olduğu ve klasik otopsi yapılmasına gerek olmadığına ilişkin görüş bildirmesi karşısında, bu husus sonuca etkili görülmemiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
4- Sanık … hakkında Kasten İnsan Öldürme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde eleştiri nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin suç vasfına, meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılmasına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine ve tahrikin derecesine, katılanlar vekilinin haksız tahrik ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının yersizliğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, re’ sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (ONANMASINA), 22.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.