Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/6664 E. 2011/5779 K. 06.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6664
KARAR NO : 2011/5779
KARAR TARİHİ : 06.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/192263
MAHKEMESİ :Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :16/08/2010-2010/1885
SUÇ :Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma

Y A R G I T A Y İ L A M I
( K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İ S T E M İ )

Adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından hükümlü F.. B..’ın 22/05/2010 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine dair Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2010 tarihli ve 2010/1135 değişik iş kararını müteakip, hükümlünün cezasını bir gün eksik infaz ettiğinden bakiye cezasının infazına karar verilmesi talebi üzerine, talebin reddine ilişkin Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 16/08/2010 tarihli ve 2010/1885 değişik iş sayılı kararına karşı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/11/201 tarih ve 2010/145 KYB nolu evrakı ile C.M.U.K’nun 343. maddesi uyarınca yazılı emir yolu ile kararın kaldırılması ihbarı sonrasında, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22/04/2011 tarih ve B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-20-3885-2010/4703/21369 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi gereğince kanun yararına bozulması talebinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/06/2011 ve 2011/192263 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası Dairemize gönderildiği, anlaşılmakla, gereği konuşulup düşünüldü.

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Hükümlü F.. B..’a ait Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/1/321 nolu ilamat dosyası incelendiğinde;
Hükümlü’nün Denizli 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 31/07/2009 tarih 2009/642 D.İş sayılı içtima kararı ile 12 yıl 16 ay hapis cezasının infazı amacı ile 19/09/2010 tarihinde cezaevine alındığı, dosya kapsamında hükümlüye ilişkin infaz hesap tablosunun bulunduğu, tablo hesabında 5237 sayılı TCK’nun 61/6, 765 sayılı TCK’nun 30.maddesinin dayanak yapıldığı anlaşılmaktadır.
765 sayılı TCK’nun 30/1 md.:” Muvakkat cezalar, gün, ay ve sene hesabıyla tatbik olunur, Bir gün 24 saat, bir ay 30 gündür. Sene, resmi takvime göre hesap edilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
5237 sayılı TCK.nun 61/6 md. ise : “ Hapis cezasının süresi, gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün yirmidört saat; biray, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez. “ şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenleme karşısında hükümlülerin cezalarının öncelikle yıl hesabı ile resmi takvime göre, kalan sürelerin ise, ay ve gün üzerinden belirtilen müddetler üzerinden yapılması gerekeceği çok açıktır.
Hükümlü F.. B.. hakkında 647 sayılı Yasanın 19 ve Ek/2 maddesi ve 2148 sayılı Yasa uyarınca, 765 Sayılı TCK.nun 30/1, veya 5237 sayılı TCK.nun 61/6 maddesi gözetilerek koşullu salıverilme süresi hesaplanmıştır.Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 16/08/2010 tarih ve 2010/1885 D.İş nolu red kararında dayanak yapılan gerekçe “….5237 Sayılı TCK.nun 61/6, 765 Sayılı TCK.nun 30.maddesi gereğince resmi takvim yılı esas alındığında artık senelerin de nazara alınması gerekeceğinden 2008 yılı Şubat ayının 29 gün olduğu, dolayısıyla müddetname tanziminde bu sürenin de nazara alınması gerekeceği,bu haliyle hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 647 Sayılı Yasanın 19 maddesi ve Ek/2 maddesi dikkate alınarak tanzimi neticesinde şartla tahliye tarihinin 22/05/2010 tarihi olacağı” şeklinde belirtilmiştir.
Oysaki, müddetlerin hesabında yılın, resmi takvim yılı olarak belirleneceği, artık yıl dahi olsa 2008 yılının da l yıl olarak hesap edilmesi gerekeceği açıkça ortadadır. Bu durum karşısında, hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 23/05/2010 olacağı gerekçesiyle Dairemizce, 24/06/2011 tarih ve 2011/6019-4054 sayılı karar ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görülerek talebin kabulüne dair karar verilmiş isede, kararın sonuç ve karar bölümünde “Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 16/08/2010 tarih ve 2010/1885 D.iş nolu kararının 5271 sayılı CMK.nun 309 maddesi uyarınca bozulmasına” denilmesi gerekli iken, zuhulen “Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2010 tarihli ve 2011/192263 D.iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309 maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 1.07.2011 tarih ve 2011/192263 nolu maddi hatanın düzeltilmesi talebini içeren yazısı üzerine tomar evrak incelendi.

SONUÇ VE KARAR;

Dairemizin 24/06/2011 tarih ve 2011/6019-4054 nolu kararının sonuç ve karar bölümündeki “Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2010 tarihli ve 2011/192263 D.İş sayılı kararının” ibaresinin çıkartılıp “Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 16/08/2010 tarih ve 2010/1885 D.iş nolu kararının” cümlesinin eklenerek, karardaki maddi hatanın bu şekilde düzeltilmesine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden, “Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin 16/08/2010 tarih ve 2010/1885 D.iş nolu kararının ” 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer işlemlerinin yapılabilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 30/09/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.