YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6729
KARAR NO : 2011/7665
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/185066
Hacı …’ı iştirak halinde öldürmekten sanık …’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (KAYSERİ) İkinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01/03/2011 gün ve 02/54 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahil vekili taraflarından da istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle:sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1)Av. … … ve Av. …’nun sanık …’e ilişkin müdafiilik taleplerinin mahkemece 01/02/2011 tarihli celsede Avukatlık Kanununun 38 ve CMK.nun 152. maddeleri uyarınca menfaat çatışması nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, temyize yetkileri bulunmadığından CMUK.nun 317. maddesi uyarınca temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
2)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiilerinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde gerekçenin yetersiz olduğuna, sübuta, delillerin hatalı takdir edildiğine, suç niteliğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye, katılan vekillerinin suç niteliğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 12/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
12/12/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat Necdet Pakdil’in yokluğunda 15/12/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.