Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/6758 E. 2011/6153 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6758
KARAR NO : 2011/6153
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/203284
MAHKEMESİ :(SİVAS) Birinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :13/01/2011 – 400/9
SUÇ :Kasten öldürme

M.. Ç..’yi kasten öldürmeye teşebbüsten sanık F.. K..’ın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (SİVAS) Birinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13/01/2011 gün ve 400/9 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul edilmiş, takdire yönelik cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, katılan vekilinin suç vasfına, takdiri indirim hükmünün uygulanmasının yersizliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; yalnız yaşadığını bildiği komşusu mağdurenin evine onun rızasıyla giren sanığın, üzerinden çıkardığı bıçakla sırt, sol omuz, batın, sağ aksiller, baş ve boyun bölgelerine vurması sonucu, batın sol alt kadranda batına nafiz olup, jejunum lezyonlarına, sağ aksiller bölgede göğüs boşluğuna geçerek hidropnömotoraksa neden olan yaralanmalar nedeniyle mağdurenin yaşamsal tehlike geçirdiği, sanığın kendiliğinden eylemine son vererek mağdurenin acilen hastaneye kaldırılması konusunda kendi annesinden yardım istemesi üzerine, annesi tanık Fatma ile komşusu tanık Mehmet’in olay yerine geldikleri, mağdurenin tanık Mehmet tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılarak ölüm sonucunun gerçekleşmesinin önlendiği olayda;
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, sanık icra hareketlerini tamamlayıp neticenin meydana gelmesini önlediğinden, eyleminin öldürmeye
teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerekmekle beraber, 5237 sayılı TCK.nun 36.maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükmü göz önünde tutularak ve aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suç konusunun önem ve değeri, kasta dayalı kusurun ağırlığı hususları dikkate alınarak, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yerine, kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), 20/10/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.