Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/6842 E. 2011/7587 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/6842
KARAR NO : 2011/7587
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

TEBLİĞNAME : 1-B/2011/175011
MAHKEMESİ :TOKAT Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :09/12/2010 – 141/398
SUÇ :Kasten öldürmekten

B.. K..’ü kasten öldürmekten sanık B.. Y..’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne ilişkin (TOKAT) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09/12/2010 gün ve 141/398 sayılı hüküm re’sen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve müdahil vekili taraflarından da istenilmiş, sanık müdafii duruşma da talep etmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; sanık hakkında duruşmalı, müdahilin temyizi üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-) Katılan G.. K.. vekili Av. M.. C..’in yokluğunda verilip 03/01/2011 tarihinde tebliğ edilen kararı, UYAP üzerinden 03.01.2011 tarihinde temyiz ettiği ve bu hususun UYAP üzerinde yapılan incelemeden de anlaşılması karşısında, temyiz isteminin CMUK’nun 310/1.maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süre içinde yapıldığı anlaşılmakla, temyiz isteminin süresinden sonra olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesini talep eden tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
2-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozmaya uyularak verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede sübuta, eksik incelemeye, katılan Güleser vekilinin takdiri indirim nedeni bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; olaydan 4-5 yıl öncesinden itibaren sanığın, maktulun tarlalarında işçi olarak çalışmaya başladığı, bu süre içinde maktulun, sanığın evine gelip giderken, sanığın sonradan boşandığı eşi Gülay ile yakınlaştığı, maktulun, sanığı çalışması için tarlaya bıraktıktan sonra sık sık sanığın evine geldiği, bir keresinde evine gelen sanığın, maktul ile eşini yalnız olarak evde bulduğu, maktul ile sanığın eşi Gülay arasında gönül ilişkisi
olduğunun çevrede de konuşulmaya başlanması üzerine sanık ile eşi Gülay’ın 12.10.2006 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları, Gülay’ın boşandıktan sonra maktulun tuttuğu evde maktul ile birlikte imam nikahlı olarak birlikte yaşamaya başladıkları, sanığın, eşi ile boşanmasına maktulun sebep olduğunu düşündüğü bu nedenle olaydan iki ay önce askerlik şubesi önünde karşılaştıklarında aralarında tartışma yaşandığı olayda; haksız tahrik nedeniyle 12 ila 18 yıl aralığında hapis cezası öngören TCK’nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak üst sınıra yakın ceza verilmesi yerine 14 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Güleser vekilinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak (BOZULMASINA), ceza miktarına ve tutuklulukta geçen süreye göre sanığın tahliye isteminin reddine, 07/12/2011 gününde oy birliği ile karar verildi.
07/12/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık B.. Y.. müdafii Avukat yokluğunda 08/12/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.