Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/7064 E. 2012/4390 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7064
KARAR NO : 2012/4390
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, 6136 SKM

TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in mağdur …’yi öldürmeye teşebbüs, mağdur …’i kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede suç niteliğine, haksız tahrik bulunduğuna, meşru savunmaya; katılan … vekilinin suç niteliğine, katılan … vekilinin takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A)Sanık … hakkında mağdur …’i kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA),
B) Sanık hakkında mağdur …’yi öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm yönünden;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın, mağdur …’ye 1 el ateş ederek omuzundan yaraladığı, kendisini engellemeye çalışan …’i de yaraladıktan sonra kaçmaya başlayan mağdur …’yi kovalamaya başlayarak arkasından 6 el daha ateş ettiği, sırt ve bel bölgesinde toraksa ve batına nafiz 4 isabetle, sağ akciğerde hemopnömotoraks, karaciğerde, midede ve ince bağırsakta yaralanmaya neden olacak ve yaşamsal tehlike doğuracak şekilde yaraladığı olayda; kasten insan öldürmeye teşebbüs suçu için öngörülen cezanın, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre, dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası olduğu (TCY.nın 35/2); 35. maddenin uygulanmasında esas alınması gereken tek “ölçüt”ün “meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı” olduğu; 35. madde uyarınca cezanın alt ve üst sınırlar arasında belirlenmesinde yargıca takdir hakkı tanınmış ise de, takdirde yanılgı bulunup bulunmadığını denetlemenin, uygulamada birliği sağlamakla görevli Yargıtay’a ait olduğu; “Tehlike” sözcüğünün, büyük bir zarara ya da yok olmaya yol açabilecek bir durum ya da şey olarak, “zarar” sözcüğünün, bir şeyin, bir olayın yol açtığı kötü sonuç olarak, “hayati tehlike” kavramının, yaralama ile başlayan ve ölüme yol açabilen, tedavi ile düzelse bile kişiyi ölüme yaklaştırmış olan tablo olarak tarif edildiği; bir olayda, olayımızda olduğu gibi, tehlike (atışların isabet etmemesi) ve zarar (yara meydana getirilmesi) hallerinin birlikte bulunmasının mümkün olduğu konuları gözönünde tutularak somut olaya bakıldığında; 35. madde uyarınca, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığına göre, cezanın üst sınırdan tayini gerektiği anlaşıldığı halde, on iki yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), bozma nedenine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık müdafiinin tahliye isteminin reddine, 29/05/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
29.05.2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’ın yokluğunda 31.05.2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.