YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7277
KARAR NO : 2011/8120
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
TEBLİĞNAME : 1-B/2011/253166
MAHKEMESİ :İSTANBUL Beşinci Ağır Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO :26/04/2011 – 423/138
SUÇ :kasten öldürmek
F.. Ü..’i kasten öldürmekten sanık İ.. Y.., işbu suça yardımdan sanık H.. Y..’nın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (İSTANBUL) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 26/04/2011 gün ve 423/138 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı, sanıklar müdafii ile müdahiller vekili taraflarından istenilmiş, sanık İbrahim müdafii duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık İbrahim hakkında duruşmalı, sanık Hakkı ile müdahillerin temyizleri üzerine incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık İbrahim hakkında kasten insan öldürme, sanık Hakkı hakkında kasten insan öldürmeye yardım suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ve bozma nedeni dışında tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile kısmen kabul kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık İbrahim müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde eksik incelemeye, yasal savunma koşullarının varlığına, haksız tahrikin derecesine, sanık Hakkı müdafiinin eksik incelemeye, sanık savunmasının dikkate alınmadığına, katılanlar vekilinin suç vasfına, haksız tahrik bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Olay tarihinden yaklaşık 3 yıl önce maktul Fatih’in, sanıklar İbrahim ve Hakkı’yı bıçakla yaralama suçundan yargılanıp ceza aldığı bu nedenle aralarında husumet bulunduğu, olay tarihinde gece saat 02:00 sıralarında yanında arkadaşı tanık Engin ile birlikte alkollü şekilde ticari taksiyle Taksim’e giden maktulün, yolda sanıkların içinde bulunduğu kamyoneti görmesi üzerine taksi şoföründen kamyoneti takip etmesini istediği, kamyonetin trafik ışıklarında durması üzerine maktulün arkadaşı ile birlikte araçtan inerek sanıkların bulunduğu kamyonete saldırdığı, kamyonetin sağ ön camını kırdığı, ayrıca elindeki bıçak ile ön sağ lastiğini kestiği, daha sonra aracın kapısını açarak sanıklara bıçakla saldırdığı, sanıkları doktor raporuna göre bıçakla basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, araçtan inen sanıklara saldırısına devam eden maktule sanık Hakkı’nın araçtan aldığı sopa ile vurmaya başladığı, bu sırada maktulün elinden bıçağı alan diğer sanık İbrahim’in de bıçakla maktule vurmaya başladığı, sanık Hakkı’nın maktule sopa ile sanık İbrahim’in ise bıçakla vurması sonucunda, maktulün aldığı bıçak darbelerine bağlı olarak kaburga ve iç organ kesilmesinden gelişen iç kanama sonucu öldüğü, otopsi raporuna göre maktulün vücudunda bir çok ekimozlu sıyrık, raddi yara ile saçlı deri altında kanamalı alanların tespit edildiği olayda,
a)Sanık Hakkı’nın, diğer sanık İbrahim ile eylem birlikteliği içinde hareket ettiği, eylemin işlenmesi üzerinde ortak hakimiyet kurduğu anlaşıldığı halde maktul Fatih’in kasten öldürülmesi suçundan TCK 37/1 yollaması ile TCK 81/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde TCK 81/1, 39/1 maddeleri ile uygulama yapılarak sanığa eksik ceza tayini,
b)Maktulün daha önce sanıkları bıçakla yaralamış olması, olaydan hemen önce araçlarına zarar verip bıçakla yaralama eylemleri dikkate alındığında, tahrik indirimi yönünden TCK 29. madde ile yapılan uygulama sırasında makul oranda indirim yapılması yerine yazılı şekilde asgari hadden indirim yapılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
c)Katılanlar Songül, Gülcan ve Nurcan’a, CMK 234 maddesi gereğince baro tarafından vekil tayin edildiği halde, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar İbrahim ve Hakkı müdafiileri ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), bozma nedenine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanık İbrahim müdafiinin tahliye isteminin reddine, 20/12/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
20/12/2011 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık İ.. Y.. müdafii avukat yokluğunda 22/12/2011 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.