Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2011/742 E. 2011/2292 K. 14.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/742
KARAR NO : 2011/2292
KARAR TARİHİ : 14.04.2011

MAHKEMESİ : (ÇORUM) Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO : 08.04.2010 – 416/127
SUÇ : Adam öldürmek
TEBLİĞNAME : 1-B/2010/329684

Adam öldürmek suçundan sanık İ.. A.. hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 81, 29, 62 maddeleri gereğince İrfan Karakaş’a yönelik eylemi nedeniyle hükümlülüğüne, S.. K..’ı öldürmek suçundan uyarlama talebinin reddine dair (ÇORUM) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.04.2010 gün ve 416/127 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hükümlü İsmail hakkında, maktuller İrfan ve Sadi’yi öldürme suçlarından 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 448, 51/1, 59/2, 31 ve 33, 448, 59/2, 31 ve 33 maddeleri uyarınca kurulup, Yargıtay 1. Ceza Dairesince ONANMAK suretiyle kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2 maddesinin ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesi uyarınca yeniden ele alınıp, lehe olan yasanın belirlenmesi sonucu kurulan hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümlünün bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34 ve 230 maddelerine aykırı olarak hükmün gerekçesiz bırakılması,
2- Kabule göre;
a) Uyarlama yargılaması sonucu kurulan hükümle önceki hüküm tümüyle ortadan kalkacağından, önceki hükümde yer alan yargılama gideri ve zoralım hususlarında yeniden karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Uyarlama davasında yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılması gerekirken yazılı şekilde tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 14.04.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.