Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2012/2383 E. 2013/7849 K. 18.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2383
KARAR NO : 2013/7849
KARAR TARİHİ : 18.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Katılan-sanık … müdafiilerinin, temyiz dilekçesinde müdafiileri olmadıkları katılan-sanık …’un ismine de yer verdikleri anlaşılmakla; bu katılan-sanık yönünden yaptıkları temyiz isteminin, CMUK’nun 317.maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2- Sanık … hakkında mağdur …’u kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, CMK’nun 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanık müdafiinin bu suça yönelen temyiz istemi, itiraz istemi olarak kabul edilerek bu hususta mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
3- Katılan-sanık … müdafiilerinin hükmü yasal bir haftalık süresi içerisinde ve 07.10.2011 tarihinde verdikleri süre tutum dilekçesi ile sadece beraat eden sanığın lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden bahisle temyiz ettikleri ve hükmün bu yönüyle düzeltilerek onanmasını veya bozulmasını talep ettikleri, sonrasında 12.12.2011 tarihinde verdikleri gerekçeli temyiz dilekçesinde ise sanık … için vekalet ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle, bu sanık hakkındaki
temyiz taleplerinden vazgeçtiklerini bildirdikleri anlaşılmakla; sanık … hakkında mağdur …’yı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında mağdur …’yü kasten yaralama ve hakaret, sanık … hakkında mağdur …’yü kasten yaralama suçlarından açılan kamu davalarında kurulan beraat hükümlerinin katılan-sanık … müdafiinin istemi üzerine yapılan incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nün mağdur …’ya yönelen eyleminin sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık … hakkında mağdur …’yü kasten yaralama ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarında elde edilen delillerin hükümlülüğüne yeter derece ve nitelikte bulunmadığı gerekçeleri gösterilmek suretiyle mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan-sanık … müdafiinin meşru savunmaya vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle;
A) Sanık … hakkında mağdur …’yü kasten yaralama ve hakaret suçlarından açılan kamu davalarında verilen beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA;
B) Sanık … hakkında mağdur …’yı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmü ile sanık … hakkında mağdur …’yü kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında verilen beraat hükmü yönünden;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; mağdur-sanık …’nün … kızı olan … bir başkasıyla evli olduğunu bildiği, mağdur … ile bir süre önce rızasıyla kaçarak … iline giderek burada bir ay süre ile birlikte yaşayıp cinsel ilişkiye girdiği, sonrasında mağdurun Duygu’yu terk ettiği, bu nedenle sanık … ile mağdur … arasında husumetin oluştuğu, olay günü mağdur …’nın yanında eniştesi olan mağdur-sanık … ve kardeşi tanık … olduğu halde … pazarında yapılmakta olan Belediye şenliklerine katıldığı sırada, sanık … ile karşılaştığı, Şükrü’nün önceki husumetin etkisiyle bıçakla Hakkı’ya vurarak batın bölgesine isabetle batına ve göğse nafiz, diafragma yaralanması ile göğüste pnomotoraks meydana getiren ve yaşamında tehlikeye neden olan şekilde yaralayıp yere düşürmesi üzerine, mağdur-sanık …’nin, sanık …’ye hemen müdahale ederek yere yatırdığı ve yerde boğuşmaya başladıkları sırada, Şükrü’nün bıçakla, …’nin de yumrukla birbirlerine vurarak yaraladıkları, olayı gören ve Belediye Zabıta Memuru olan tanık Halil …’in, … ve Şükrü’ye müdahale ederek tarafları ayırdığı ve Şükrü’nün elinde bulunan bıçağı aldığı olayda;
a) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
aa) Kullanılan silahın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, darbenin şiddeti
ve engel durum dikkate alındığında, sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten öldürmeye teşebbüs yerine yazılı şekilde suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması;
bb) Kabule göre de;
Silahla kasten yaralama suçundan TCK’nun 86/1-3-e maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasında, yaralanmanın yaşamsal tehlike oluşturması nedeni ile TCK’nun 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırım yapılması sırasında 6 yıl 18 ay yerine 7 yıl 6 ay, haksız tahrik hükümlerini düzenleyen TCK’nun 29.maddesi uyarınca 1/4 oranında indirim yapılması sırasında, 5 yıl 7 ay 15 gün yerine, 6 yıl 10 gün hapis cezası belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini;
b) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden;
Tarafsız kamu tanığı olan …’in, tüm aşamalarda alınan yeminli beyanlarında, sanığın, mağdura yumrukla vurduğunu gördüğünü belirtmesi ve dosya içeriğinde bulunan mağdura ait doktor raporunun bu hususu doğrulaması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı mağdur-sanık …’ye yönelen fiili gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, ancak sanığın bu fiili mağdur-sanık …’nün mağdur …’nın yaşam hakkına yönelmiş olan haksız saldırısını o andaki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu ile meşru savunma kapsamında işlediği anlaşıldığı halde; sanığın TCK’nun 25 ve CMK’nun 223/2-d maddeleri uyarınca beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde fiili işlediğinin sabit olmaması nedeniyle CMK’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan-sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden CMUK’nun 326/son maddesi gözetilmek suretiyle kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 18/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.