Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2012/2417 E. 2012/5272 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/2417
KARAR NO : 2012/5272
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten insan öldürme, tehdit, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : 1-TCK.nun 30. maddesi delaletiyle TCK.nun 81/1, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası.
2-6136 sayılı Yasanın 13/1, 62, 53, 54 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 375 TL adli para cezası.
3-TCK.nun 106/2-a, 62, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip,sanığın maktul …’i kasten öldürme, mağdur …’i tehdit ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliğini tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma ilamına uyularak verilen hükümlerde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılanlar vekilinin suçların niteliğine vesaireye, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede tehdit suçunun niteliğine, haksız tahrikin derecesine, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A)Sanık hakkında tehdit ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamadeki düşünce gibi ONANMASINA,
B)Sanık hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden; dosya içeriğine, oluşa ve kabule göre; sanığın resmi nikahlı eşi olan …’nin, 04.11.2005 tarihinde maktulün kardeşi Kamuran tarafından kaçırıldığı iddiasıyla Güroymak Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapıldığı, bu sırada askerde olan sanığın kaçırılma olayını öğrendiği, eşi …’nin, yaşadıkları sosyal çevrenin örf ve adetleri gereğince çocuklarından ve kendisinden ayrılıp, sosyal statü itibariyle toplumda sözü geçen şıh Murşit’in (Muyittin) yanında kalmaya mecbur bırakılması ve kaçırılmasının yarattığı etki ile daha önce askere gitmeden önce bir kez gördüğü Kamuran’ı öldürmeye karar verdiği, bu yönde adresini araştırmaya başladığı, bir süre araştırmasına karşın bulamadığı, en son eşi …’nin, Kamuran’ın, İnegöl ilçesi Karadere köyünde dükkanı bulunan akrabasının yanında olabileceğini söylemesi üzerine İnegöl ilçesine gelip,Kamuran’ın akrabası olan Zeydin adlı kişinin dükkanın yerini öğrendiği, dükkanın bulunduğu yere gidip,dışarıdan baktığında içeride Kamuran olduğunu düşündüğü maktul …’i gördüğü, öldürme eylemini gerçekleştirmek için uygun zamanı beklediği ancak, bir süre sonra vazgeçerek İstanbul’da bulunan abisinin yanına gittiği, İnegöl ilçesinde kaldığı süre içerisinde, dükkanda gördüğü kişinin gerçekten Kamuran olup olmadığına yönelik bir araştırma yapmadığı, İstanbul’a gittikten sonra burada bir ay kaldığı ve olay günü yine öldürme eylemini gerçekleştirmek amacıyla İnegöl ilçesi Karadere köyüne geldiği, aynı dükkanın önüne gelerek Kamuran olduğunu düşündüğü maktul …’in orada olduğunu belirlediği ve bir süre dükkanı gözetlediği, sonrasında gündüz saatlerinde suçu işlemesinin zor olacağı düşüncesiyle havanın kararmasını beklediği, saat 20:30 sularında maktulün yanında mağdur … olduğu halde dükkandan çıkarak yürümeye başladığı, sanığın peşlerinden takip etmeye başlayıp, bir süre yürüdükten sonra hızla yanlarından geçip önlerine geldiğinde, yanında bulundurduğu tabancayla aniden dönerek maktule ateş edip vurduğu, kaçmaya başladığı sırada mağdur İmran’ın kendisini kovalamaya başlaması üzerine, tabancayla havaya ateş edip kaçarak uzaklaştığı ve sonrasında devriye görevini yapan kolluk kuvvetlerine teslim olduğu olayda;
Kural olarak haksız tahrik gibi cezayı azaltacak nedenlerin bulunması halinde 5237 sayılı TCK.nun 30. maddesinde düzenlenen “Hata” kuralları uygulanabileceği, ancak somut olayda olduğu gibi öldürme suçunun hedefi olan kişi yerine, şahısta hata sonucu, onun yerine bir başkası olan asıl hedefin kardeşinin öldürülmesinde, TCK.nun 30. maddesi gereğince öldürme fiilinin nitelikli halinin uygulanmaması isabetli ise de; şahısta hata sonucu öldürülen maktulden sanığa yönelik haksız eylem oluşturan herhangi bir söz ya da davranış bulunmadığı halde, sanığın TCK.nun 81, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, uygulama yeri olmayan TCK.nun 30. maddesi aracılığıyla TCK.nun 29. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini;
Bozmayı gerektirmiş olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 26/06/2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
26/06/2012 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii avukat …’in yokluğunda 28/06/2012 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.