Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2012/4326 E. 2012/5844 K. 03.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/4326
KARAR NO : 2012/5844
KARAR TARİHİ : 03.09.2012

T.C.
YARGITAY
1. Ceza Dairesi

Y A R G I T AY K A R A R I (K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İ S T E M İ)

Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 456/2, 457/1, 51/1 ve 59. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5-6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2008 tarihli ve 2007/228 esas, 2008/216 sayılı kararına sanık müdafii tarafından yapılan itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına dair Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2008 tarihli ve 2008/692 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 06.04.2012 tarih ve 2012/5749-20627 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.05.2012 tarih ve 2012/112003 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesince, mağdurun zararının aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin sureti ile tamamen giderildiğine ilişkin dosyada bir delil ve değerlendirme bulunmadığı gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanunun 231. maddesinin 6. fıkrasının (e) bendinde belirtilen zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, ancak söz konusu maddi zararın da hâkimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu, manevi zarar ile fazlaya ilişkin maddi zararlar için hukuk mahkemesinde dava açmanın mümkün bulunduğu, esasen sadece sanık müdafii tarafından kararın esasına ilişkin bir itirazda bulunulduğu nazara alındığında, mercii tarafından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönlerinden yapılan inceleme sonucunda, şartların varlığı halinde itirazın reddine, aksi halde sanık aleyhine sonuç doğurmamak üzere kabulüne karar verilmesi gerekeceği gözetilmeden, sanık aleyhine hüküm doğuracak şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden sözedilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel
Müdürlüğü’nün 06.04.2012 tarih ve B.03.0.CIG.0.00.00.04.105-34-2664- 2012/5749/20627 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin, yargıtay cumhuriyet başsavcılığının 04.05.2012 tarihli ve 2012/112003 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası, yüksek 3. Ceza Dairesinin 13.06.2012 tarihli ve 16704-24505 sayılı görevsizlik kararıyla Dairemize gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

I. O l a y: Hükümlü … hakkındaki dosya kapsamından:
1. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2008 tarihli ve 2007/228 esas, 2008/216 sayılı kararıyla sanık …’ın yaralama suçundan 765 sayılı TCK’nun 456/2, 457/1, 51/1, 59. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği;
2. Bu karar karşı sanık müdafiinin 21.07.2008 havale tarihli dilekçeyle itiraz etmesi üzerine Bakırköy 15 Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2008 tarihli ve 692 sayılı kararıyla zararın karşılanmadığı gerekçesiyle kararın kaldırıldığı ve hükmün açıklanmasına karar verildiği;
3. Dolayısıyla Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2009 tarihli ve 2007/228 esas, 2008/216 sayılı kararıyla açıklanan bu hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiği;
Anlaşılmaktadır.
II. Kanun yararına bozma istemine ilişkin uyuşmazlığın kapsamı:
Sanık müdafiinin itirazı üzerine koşullarının varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bakırköy 15 Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2008 tarihli ve 692 sayılı kararının bozulması istemine ilişkindir.
III. Hukuksal değerlendirme:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun koşulları CMK’nun 231. maddesinde düzenlenmiştir. Uygulanması öncelikle sanığın kabul etmesi koşuluna bağlıdır. Diğer yandan Anayasanın 174. maddesi dışında işlenen suçun cezasının iki yılı aşmayacak şekilde cezaya hükmedilmesi, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmaması, sanığın bir daha suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması ve Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli
kararında açıklandığı gibi mağdurun veya kamunun uğradığı, basit araştırmayla belirlenebilecek maddi zararın ödenmesi gibi koşullara bağlanmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz yasa yolunun açık bulunduğu yasada açıkça belirtilmiştir.
Öte yandan, CMUK’nun halen yürürlükte bulunan 326. maddesinin son fıkrasında sanık yararına yapılan temyizlerde kararın bozulması durumunda eskisinden daha ağır ceza verilemeyeceği yönünde bir kural konulmuştur. Bu kural yalnız temyiz yolu incelemesi için konulmuş özel bir hükümdür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yasal düzenlemede böyle bir hükme yer verilmemiştir. Bu bağlamda CMUK’nun halen yürürlükte bulunan 326/son maddesinin örnekseme yoluyla bu hükümlerde uygulanması olanağı yoktur. Nitekim Yüksek Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 04.07.2012 tarihli ve 10457-15571 sayılı kararında da benzer bir sonuca varılmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Sanık müdafiinin itirazı üzerine koşulları oluşmadığından sanık … hakkındaki Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.07.2008 tarihli ve 2007/228 esas, 2008/216 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kararının kaldırılmasında ve kazanılmış hak ilkesinin dikkate alınmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından usul ve yasaya uygun bulunan Bakırköy 15 Ağır Ceza Mahkemesinin 05.08.2008 tarihli ve 692 sayılı kararının bozulması isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
IV. Sonuç ve karar:
Bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görülmediğinden, anılan kararın bozulması isteminin 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca (REDDİNE), dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE), 03.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.