YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2408
KARAR NO : 2013/4198
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamaya yardım
HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı: TCK’nun 86/1-e, 87/1-d, 39, 62, 53, 63 maddelerince 2 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanıklar …, …, … ve … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yapılan yargılama sonunda; mahkumiyetlerine dair Siirt Ağır Ceza Mahkemesince verilen 22/10/2009 gün ve 88/177 sayılı hükmün sanıklar müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, Dairemizin 09/04/2013 gün ve 2010/4157 esas, 2013/2987 karar sayılı ilamı ile hükümlerin onanmasına karar verildiği, Dairemizin onama yönündeki kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca “suça yardım eden olarak katıldıkları kabul edilen tüm sanıkların TCK.nun 37.maddesi kapsamında aynı fikir ve eylem birliği ile hareket ettikleri anlaşıldığından,sanıklar hakkında TCK.nun 37. maddesi delaletiyle 86/1-3 (e), 87/1.maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiği” gerekçesiyle itirazda bulunulduğu; 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında” Yasanın 99.maddesiyle, 5271 sayılı Yasanın 308.maddesinde yapılan değişiklik ve 101. maddesiyle, 5320 sayılı Yasaya eklenen geçici 5.madde uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308.maddesinin, 6352 sayılı Yasanın 99.maddesi ile eklenen 3.fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce sanıklar hakkında kasten yaralama suçuna yardım suçuna ilişkin verilen 09/04/2013 gün, 2010/4157 esas ve 2013/2987 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1- Hükmün verildiği 22.10.2009 günlü duruşma tutanağının başlığında, duruşmaya katılan Cumhuriyet Savcısı olarak … Bozoğlu’nun (98077) isminin yazılı olmasına karşın, gerekçeli kararda ise Cumhuriyet Savcısı olarak … Acar’ın (95012) isminin yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçlarının sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiilerinin, sübuta, vesaireye, sanıklar …..ve ….. müdafinin sübuta, vesaireye, Cumhuriyet Savcısının suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre; Sanıkların olay günü, yerel gazeteci olan mağdur …’yı işyerinden çıktıktan sonra takip etmeye başladıkları, mağdurun sokak içerisinde bakkala gitmesini fırsat bilen sanıklardan kimliği tespit edilemeyen iki tanesinin yüzlerine kar maskesi takarak ellerinde bulunan sopalarla mağdura saldırıp, mağdurun kafasına ve vücudunun değişik bölgelerine vurmaya başladıkları, tanık …..’un olayı görüp müdahale etmesi üzerine, bu sanıkların kendilerini bekleyen ….. plaka sayılı araca binerek olay yerinden kaçtıkları, tanık ……’un olayı kolluğa bildirmesi üzerine, olay yerine gelen kolluk görevlilerinin araçla kaçmakta olan sanıkları takibe başladıkları, takip sırasında sanıkların olayda kullandıkları iki adet sopayı camdan dışarı attıkları, bir süre sonra sanıkların araç içerisinde yakalandıkları, araç içerisinde yapılan aramada sanıkların tanınmamak amacıyla yüzlerine taktıkları iki adet kar maskesinin araç içerisinde ele geçirildiği, mağdurun baş bölgesine aldığı iki isabet sonucu sağ temporalde minimal subaroknoid kanama nedeniyle, yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte yaralandığı olayda, Sanıkların fikir, irade ve eylem birliği içerisinde fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak suçu birlikte işledikleri anlaşılmakla,sanıkların 5237 sayılı TCK’nun 37, 86/13 (e), 87/1-d, 62 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK.nun 86/1-3 (e), 87/1-d, 39, 62. maddeleri uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 05/06/2013 gününde karar verildi.