YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4034
KARAR NO : 2013/7871
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, kasten yaralama
HÜKÜM :1- Sanık … hakkında: 5237 sayılı TCK.nun 81/1 maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına.
2- Sanık … hakkında: 5237 sayılı TCK 37/1 madde fıkrası delaletiyle TCK 81/1 maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına.
3- Sanık … hakkında: 5237 sayılı TCK.nun 86/2, 86/3-e maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1- Sanık … müdafiinin yüzüne karşı 10.09.2012 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik olarak, müdafiinin yasal süreden sonra 30.10.2012 tarihinde yapmış olduğu temyiz isteminin CMUK.nun 310-317. maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
2- Maktulün çocukları … ve … … hakkında katılma kararı verildiği halde gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmemeleri, mahallinde tamamlanması mümkün noksanlık olarak değerlendirilmiştir.
3- Sanıklar … ve … … hakkında maktul …’ı kasten öldürme, sanık … hakkında maktul …’i kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı bir sebep bulunmadığı takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçeler ile reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde eksik incelemeye, sübuta, haksız tahrikin varlığına, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine, sanık … müdafiinin duruşmalı incelemede ve temyiz dilekçesinde sübuta, haksız tahrikin varlığına, katılanlar Güzel, … … ve … vekilinin sanık …’ın suç vasfına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re’sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), Başkan Vekili …’in sanık …’ın eyleminin maktulü kasten öldürme suçuna yardım olduğu ve sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki, Üye …’nin sanık …’nin eyleminin maktulü kasten öldürme suçuna yardım olduğu yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile 19.12.2013 gününde karar verildi.
KARŞI OY:
1-OLAY: Olay günü saat 20:00 sularında maktul …’in işletmiş olduğu içkili “Nokta Bar” isimli işyerinde, Bursaspor’un taraf olduğu bir maç izleme anında maç izleyen kişilerin alkol aldıkları, sanıkların bulundukları masada tanık … … olduğu halde, birlikte alkol alıp sigara içtikleri, maktulün de kendi oturduğu yerde alkol aldığı, bu ortamda sanıkların sigara içtiklerini gören işletme sahibi maktulün sanıkların sigara içmemeleri, daha önce işyerinde sigara içildiği için ceza aldıklarını, bu kez de yakalandıklarında işyerinin kapanabileceği uyarısı sonucu sanıkların sigaralarını söndürdükleri, çevreden başkalarının sigara içtiğini gören sanıkların yeniden sigara yaktıkları,
bu durumu gören maktulün tekrar sanıkların yanına gelerek yüksek ses tonuyla azarlar biçimde; “BEN SİZE SİGARA İÇMEYİN DEMEDİM Mİ, TERBİYESİZLER” diyerek azarlaması sonucu ortamın elektriklendiği; itişmelerin, tartışmaların, karşılıklı küfürleşmelerin başladığı, bu koşullarda ayağa kalkan sanık … ile maktul arasında önce sanığın maktulü eliyle ittiği, maktulün de, sanığın bir kısım tanıkların beyanına göre kafasına şişeyle, diğer bir kısım tanıkların beyanına göre ise, yumruk vurduğu, karşılıklı bardak ve şişe atmalardan, önce yine maktulün sanıklar … ve …’a da yumruk vurduğu, özetle; ilk yumruk vuranın maktul olduğu (tanıklar … …, … …, …, … … Özel), isimli tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Tanıkların beyanları aşamalı olarak birarada vurgulandığında; bu sonuca ulaşmak mümkündür. Diğer bir ifadeyle; ilk haksız hareketin maktulden kaynaklandığı açıktır. Bu öngelişmelerden sonra sanıklardan …’ın maktule saldırdığı, tartışmanın fiili kavgaya dönüşmesini, müesif olayın gerkçekleşmesini, kıvılcımını, tetikleyenin sanık … olduğu; akabinde, diğer sanıklar … ve …’in de üçü birlikte etkili eylemde bulundukları, … ve …’in maktule bıçaklarla vurarak otopsi ve adli tıp raporunda belirtilen biçimde maktulü 18 bıçak darbesiyle yaraladıkları, maktulün aldığı bıçak darbeleri sonucu öldüğü, olayın bu şekilde başladığı, geliştiği ve sonlandığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
2- UYUŞMAZLIK:
1- … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı yargılama sonucu sanıklardan … ile …’in TCK.nun 37/1, 81/1 maddeleri; sanık …’ın ise TCK.nun 86/2-3-e maddeleri gereğince mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
2- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde; sanıklarla ilgili verilen ve vurgulanan hükmün, onama isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
3- Dairemizin, çoğunluk görüşü; sanıklar … ve …’in fiil üzerinde ortak hakimiyet sağladıklarından TCK.nun 37/1, 81/1 maddeleriyle ilgili yerel mahkemenin sübut ve vasfa ilşkin değerlendirmesine iştirak edildiği, azınlık görüşü ise, cümle sanıklar adına haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği ve sanık …’ın TCK.nun 81, 39 maddeleri gereğince suça yardım eden düzeyinde rol olayda rol aldığı düşüncesiyle çoğunluğun onama istemli görüşüne iştirak edilmediği anlaşılmaktadır.
3- DEĞERLENDİRME:
Olayı oluşum biçimi, vurgulandığı üzere; sanıklardan … ve …’in
maktul …’in öldürülmesi eyleminden her ikisinin de bıçak kullandığı, eyleme doğrudan doğruya iştirak ettikleri ve öldürme fiili üzerinde ortak hakimiyet kurdukları ve dolayısıyla müşterek fail olduklarından değerlendirilmesine katılmamak mümkün değildir. Zira tanıklardan İlker …, İlhan Türkseven’in maktule her iki sanığın bıçaklarla vurduğu ve maktulün üzerinde etkili biçimde eylem sergilediklerini, sanık …’in ayakkabısı ve tişörtünde maktule ait kan lekeleri olduğu, eyleme aktif katıldığı anlaşılmaktadır. Bu değerlendirmeye, takdire iştirak ediyoruz.
Sanık …’ın, maktulden kaynaklı haksız kışkırtma sonucu maktule saldıran, vuran, diğer sanıkların harekete geçmesini sağlayan, tanık Muhittin … Tınaz’ın beyanlarına göre; “bu adam kafamı bozuyor, indirelim şunu” biçimindeki sanık …’yi suça teşvik eden, kışkırtıcı sözü ise olayda sadece maktule basit ekili eylemden sorumlu kılınmasının, olayın oluşum biçimine, sanığın olaydaki konumuna uygun düşmüyor. Sanık …’ın olaydaki rolü TCK.nun 39/2 maddesindeki düzenlemeye uygun düşmektedir. Maktulün diğer sanıklar tarafından birlikte öldürülmesinde, sanık …’ın ilk saldırıyı gerçekleştirmesi, onu dirençsiz kılması, etkisiz hale getirecek boyutta tavır sergilemesi, diğer sanıklara tavırlarıyla, hareketleriyle cesaret verişi, bir bütün halinde muhakeme edildiğinde, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurma olmasa dahi suça yardım eden konumundadır. Sanığın adli raporu, eyleme katıldığının diğer kanıtıdır. Basit nitelikte yaralamadan sorumlu kılınması, sanığın olaydaki gerçekleştirdiği eylemin boyutuyla örtüşmemektedir.
Sanıklardan … ve …’nin 5237 sayılı TCK’nun 37/1 maddesinde öngörüldüğü üzere, eylem üzerinde ortak hakimiyet kurdukları, müşterek fail oldukları konusunda bir kuşku bulunmadığından, mahalli mahkemenin bu yöndeki tespitine iştirak ediyoruz. Sanık …’ın ölüm neticesinin oluşması açısından katkısı, sonuca etkisi ve önemi yadsınamaz.
HAKSIZ TAHRİK AÇISINDAN;
Haksız tahrik, kusurluluğu ve ceza sorumluluğunu azaltan bir hukuki durumdur. Haksız fiil sözcüğü bir davranışın hukuk düzenince uygun görülmesi halinin ihlalidir. 5237 sayılı TCK’nun 29/1 maddesinde; “haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli eylemin etkisi altında suç işleyen kimsenin cezasından indirim yapılacağını öngörmektedir.”Haksız tahrik, failin haksız bir eylemin yarattığı hiddet veya şiddetli eylemin etkisi altında hareket ederek bir fiilin işlenmesi halidir. Failde önceden suç işleme amacı ve iradesi
sözkonusu değildir. Dışardan gelen etkinin failin ruhsal yapısında depresyonlar, kıvılcımlar oluşturması sonucu suçun işlenmesi durumudur.
Somut olayımıza dönüldüğünde, olayın oluşum biçimi açıklanırken, maktulden kaynaklanan haksız bir fiilin oluştuğu açıktır. Her ne kadar sanıkların kapalı mekanda sigara içilmemesi gerekirken, iki kez uyarılmasına rağmen, tekrar sigara içilmesi meselesinde sorunun çığrından çıkması, ilk basit haksız hareket sanıklardan kaynaklanmış gibi gözükebilir. Maktulün uyarısına rağmen, sigara içen sanıklara ne yapılabilir? Uyarılara aldırmayan, dinlemeyen kişiye, Kabahatler Yasasında işyeri sahibinin yapacağı işlemler, yöntemler belirlenmiştir. Örneğin; kolluk mensuplarından yardım istenerek, içen kişiye idari para cezası uygulanabilirdi. Kendisi de alkollü olan maktul ikinci kez sigara içen sanıklara masalarına gelerek, azarlar biçimde; “BEN SİZE SİGARA İÇMEYİN DEMEDİM Mİ, TERBİYESİZLER” biçimindeki söz, etki-tepki dengesini, tahrikte dengeyi sanıklar lehine makulün bu çıkışıyla, hakaret sözüyle bozulmuştur.Bu ana kadar sanıkların, maktule hakaretleri yoktur. Etkili eylemleri de yoktur. Bu sözden sonra sanık … ile maktul arasında birbirini ittirme hareketi cereyan eder, maktul her üç sanığa karşı da darpta bulunur.(Tanıklar … …, … …, …, … … Özel), isimleri yazılı bu tanıklarca değişik biçimlerde maktulün sanıklara yönelik haksız tahrik oluşturacak boyutta etkili eylemi sözkonusudur. Bu iki hareket; olayın öldürme ile sonuçlanmasını, tetikleyen hareketlerdir. Sanıkların maktule saldırdıkları, cam bardak ve şişeleri attıkları, sigara içmekteki ısrarlı ve inatçı tutumları bir vakadır. Ama öldürme olayını sağlayan olguda; maktulden, kaynaklanan iki aşamalı haksız kışkırtıcı davranışlarıdır. İlk etapta bakıldığında; sigara içmekte ısrarlı olan sanıkların davranışlarının haksızlığı inkar edilmemez bir vakaysa da; maktulün hakaretvari sözleri, ilk fiili saldırının maktul tarafından gerçekleştirilmesi gibi tutum ve davranışlar sanıkların eylemi gerçekleştirmeleri için onları suça iten sebeplerdir. Dolayısıyla; her üç sanığın da yukarıda açıklanan tanık anlatımlarından hareketle TCK.nun 29/1 maddesi gereğince haksız tahrikten yararlandırılması gerekir.
4-SONUÇ:
Yukarıda açıklanan dosya kapsamına, oluş ve kabule göre;
1- Sanıklardan …’ın öldürme olayında sergilediği tutum ve davranışlar, maktule yönelik yoğunlaşan saldırı ve eylemlerinin sanık …’yi suça teşvik edici tutumları itibariyle; olaydaki konumu suça yardım
eden biçiminde gerçekleştiğinden, TCK.nun 39. maddesinden sorumlu kılınması gerektiği;
2- Cümle sanıkların, maktulden kaynaklanan, sanıklar yararına oluşan etki-tepki dengesinin sanıklar yararına bozulmuş oluşu itibariyle; eylemlerini haksız kışkırtma sonucu işlediklerinden, TCK.nun 29/1 maddesinden yararlandırılması gerektiği; sonuç ve kanısıyla, belirtilen iki husus açısından, sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.18/12/2013
Muhalif Başkan Vekili
KARŞI OY :
Dosya içeriğine göre; suç yeri olan Nokta Bar isimli … yerinin maktulün eşine ait olup … yerini tanık Levent’in çalıştırdığı, … Barosuna kayıtlı avukat olarak çalışan maktulün bu yerle ilgilendiği, olay günü akşam saatlerinde sanıklar …, … … ve …’ın yanlarında tanık … ile birlikte olayın geçtiği bara gelip bir masaya oturdukları ve alkol almaya başladıkları, hepsinin sigara yaktıkları … yerinde bulunan maktulün bunu görmesi ile yanlarına gelerek sigara içmemeleri konusunda kendilerini uyardığı, sigara yüzünden daha önce ceza yediklerini söyleyip ikazda bulunduğu, masada bulunanlarca sigaraların söndürüldüğü; ancak sanıkların buna bozuldukları, maktulün oturduğu masaya geçtiği bira içmeye başladığı, sanık …’nin cebinden ele geçilemeyen bir bıçak çıkarıp sanık …’ye uzatıp maktulü kast ederek “bıçağı kıçına sok kaç” dediği, ancak sanık …’in bu teklifi kabul etmediği, sanık …’nin bıçağı tekrar cebine koyduğu ve dışarıdaki sigara içilebilen yerde bir masaya oturup maktüle bakmaya başladığı, … yerinde izlenmekte olan lig maçının bitiminden sonra sanık …’nin diğer sanıklar ve tanık … ile oturduğu masaya döndüğü, sanıklar ve tanık …’nın yeniden sigara yaktığı, maktulün buna tepki gösterdiği, maktulün sigaraların söndürülmesi için “ben size içmeyin demedim mi, terbiyesizler” dediği, sanık …’in ayağa kalkıp hamle yaparak maktule küfür ettiği, araya girenler nedeniyle maktule ulaşamayıp, maktulün kafasına bira şişesi fırlattığı, diğer sanıkların da masanın üzerinden ellerine ne geçerse maktule atmaya başladıkları, maktulün kendisine yönelen bu eylemleri durdurmak için ileri
hamle yapıp, sanık …’a yumruk attığı, kendisine hamle yapan sanık …’nin suratına bira şişesi ile vurduğu, çıkan kavga ortamında sanık …’nin cebinden çıkardığı bıçak ile maktüle seri şekilde ve hayati bölgeleri hedef alarak vurduğu, maktulün aldığı çok sayıdaki kesici delici alet darbesi sonucu oluşan kalp, sol akciğer, dalak, mide, ince barsak yaralanmaları sonucu öldüğü olayda;
Sanık …’nin olayın başlangıcında mağdura şişe fırlatması ve olay sırasında diğer sanık …’nin yanında bulunması dışında, sanık … ile birlikte fiil üzerinde ortak hakimiyet kuracak şekilde veya maktulün savunmasını kırarak sanık …’nin bıçaklama eylemini kolaylaştıracak şekilde hareket ettiğine dair dosya kapsamından delil elde edilemediği, bu hususun şüphede kaldığı ve şüphenin sanık lehine değerlendirilerek, olay sırasında diğer sanık …’nin yanında bulunan sanık …’nin eyleminin TCK.nun 39/2-a maddesi kapsamında diğer sanığın suç işleme kararını kuvvetlendirmeye yönelik olduğu, bu nedenle de öldürme suçuna yardım kapsamında TCK.nun 81/1, 39/1 maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği görüşünde olduğumdan, sanık …’nin TCK.nun 37/1 maddesi yollaması ile 81/1 maddesi gereğince cezalandırılması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.
18.12.2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … Yenigün’ün huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar … ve … müdafii Avukatlar … ile …’in yokluklarında 19.12.2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.