Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2013/5525 E. 2013/8094 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5525
KARAR NO : 2013/8094
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten adam öldürmek, kasten adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/04/1998 tarihli ve 1997/188 esas, 1998/83 sayılı kararı ile 15 yıl 8 ay hapis, 10 yıl 8 ay hapis, 10 ay hapis ve 788.332 Türk Lirası adli para cezalarına hükümlü …’ın 23/05/2002 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliye edilmesine dair … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2002 tarihli ve 2002/278 değişik … sayılı kararını müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2 maddesi uyarınca lehe yasa uyarlama sonucunda, hükümlünün kasten adam öldürme suçundan 15 yıl hapis, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan 9 yıl 4 ay 15 gün hapis, ruhsatsız silah taşıma suçundan 10 ay hapis ve 6,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen 06/03/2007 tarihli ve 2006/695 esas, 2007/86 karar sayılı ilamı ile ilgili olarak bihakkın tahliye tarihi dolmadan 15/07/2007 tarihinde yeniden suç işlemesi sebebiyle şartla tahliyesinin geri alınmasına, ikinci suçun işlendiği 17/07/2007 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 21/11/2022 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına ilişkin … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2012 tarihli ve 2012/271 değişik … sayılı kararı sonrası hükmün infazına devam olunmasına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2013 tarihli ve 2013/502 değişik … sayılı karara yönelik itirazın reddine ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2013 tarihli ve 2012/462 değişik … sayılı kararını kapsayan infaz dosyası incelendi.
4616 sayılı Kanun’un 1/4. maddesinde yer alan “ erteleme konusu suçun dava zamanaşımı süresi içinde bu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılır veya daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir. Bu süre erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu dava açılmaz. Açılmış olan davanın
ortadan kaldırılmasına karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda ağır hapis cezasını gerektiren suçtan tahliye edilen hükümlünün hapis cezasını gerektiren bir suç işlemesi nedeniyle iyi halliliğini kaybetmediği ve şartla tahliyesinin geri alınmasının mümkün olmadığı gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden söz edilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.10.2013 tarih, 94660652-105-26-6892-2013/15579/63256 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2013 tarih ve 2013/388096 sayılı tebliğnamesine bağlı dosyası dairemize gönderilmekle, okundu, gereği konuşulup, düşünüldü.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I.) Hükümlü … hakkındaki dosya kapsamından;
a- Hükümlünün, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 14/04/1998 tarihli ve 1997/188 esas, 1998/83 sayılı kararı ile kasten adam öldürmek, kasten adam öldürmeye teşebbüs ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından 15 yıl 8 ay hapis, 10 yıl 8 ay hapis, 10 ay hapis ve 788.332 TL. adli para cezası ile cezalandırıldığı,
b- Hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararının Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 21.10.1998 tarihli, 1998/2578 esas ve 1998/3184 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği,
c- Hükümlü hakkında … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2002 tarihli ve 2002/275 değişik … sayılı kararıyla 23.05.2002 tarihinden geçerli olmak üzere şartla tahliyesine karar verildiği,
d- Polatlı Asliye Ceza Mahkemesi tarafından hükümlünün koşullu salıverildiği tarih ile bihakkın tahliye tarihi arasında (deneme süresi içerisinde) 15.07.2007 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan 05.03.2008 tarih ve 2007/472 esas, 2008/204 karar sayılı kararıyla 2 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldığı, bu mahkumiyet kararının Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 11.11.2010 tarihli, 2009/22055 esas ve 2010/31189 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği,
e- … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2012 tarihli ve 2012/271 değişik … sayılı kararıyla, hükümlü …’ın deneme süresi içerisinde kasti suç işlediğinden, şartla tahliye kararının kaldırılmasına ikinci
suçu işlediği 15.07.2007 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 21.12.2022 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına karar verildiği,
f- Şartla tahliyenin geri alınmasına dair verilen bu karara karşı hükümlünün 30.04.2012 havale tarihli, müdafiinin ise 23.05.2012 havale tarihli dilekçe ile itiraz etmesi üzerine itiraz merci olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2012 tarihli ve 2012/741 değişik … sayılı kararı ile itirazların reddine karar verildiği,
g- Hükümlü … müdafiinin 03.07.2012 tarihli dilekçesi ile Adalet Bakanlığına müracaat ederek kanun yararına bozma yoluna gidilmesi isteminde bulunduğu,
h- Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 28.09.2012 tarihli B.03.0.CİG.0.00.00.04-105-26-6504-2012/15250/54975 sayılı yazısı ile kanun yararına bozma yoluna gidilmediğinin hükümlü ve müdafiine bildirildiği,
i- … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/03/2012 tarihli ve 2012/271 değişik … sayılı kararı sonrası hükmün infazına devam olunmasına dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2013 tarihli ve 2013/502 değişik … sayılı kararına karşı hükümlünün 22.04.2013 tarihli, müdafiinin ise 06.05.2013 tarihli dilekçe ile itirazda bulundukları, itiraz mercii olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2013 tarihli ve 2012/462 değişik … sayılı kararı ile itirazların reddine karar verildiği,
j- Hükümlü müdafiinin 10.06.2013 tarihinde dilekçe ile Adalet Bakanlığına müracaat ederek … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2013 tarihli ve 2012/462 değişik … sayılı kararının kaldırılması için kanun yararına bozma yoluna gidilmesini talep ettiği,
Dosya kapsamından belirlenmiştir.
II-Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
4616 sayılı Kanun gereğince şartla tahliye edilen hükümlünün deneme süresi içinde işlediği suçlardan dolayı şartlı tahliyenin geri alınmasının 4616 sayılı yasa hükümlerine göre mi, yoksa 765 sayılı TCK 17 veya 5271 sayılı Yasanın 107/12 maddesine göre mi yapılacağına ilişkindir.
III-Hukuksal Değerlendirme:
Gerek 22/12/2000 günlü resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4616 sayılı “23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun” ile gerekse bu yasanın bazı maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptali üzerine aynı
tarihte yeniden düzenlenerek 28 Mayıs 2002 günlü resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve daha lehe olan 4758 sayılı “ 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun”a göre;
A- madde 2: “… veya şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilenlerin ya da aldıkları ceza herhangi bir nedenle şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin tabi oldukları infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından on yıl indirilir. İndirim, verilen her bir ceza için ayrı ayrı değil, toplam ceza üzerinden bir defaya mahsus yapılır. Ancak bir kişinin muhtelif suçlarından dolayı cezaları ayrı ayrı tarihlerde verilmiş olsa bile, bu cezaların toplamı üzerinden yapılacak indirim on yılı geçemez.”
B- Yine gerek Anayasa Mahkemesince iptal edilen 4616 sayılı Yasanın 1/4-2 maddesinde ve gerekse 4758 sayılı Yasanın 1/4-2 maddesindeki “Erteleme konusu suçun dava zamanaşımı süresi içinde bu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlendiğinde, erteleme konusu suçtan dolayı da dava açılır veya daha önce açılmış bulunan davaya devam edilerek hüküm verilir. Bu süre, erteleme konusu suç ile aynı cins veya daha ağır şahsi hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren bir suç işlenmeksizin geçirildiğinde, ertelemeden yararlanan hakkında kamu davası açılmaz…” şeklindeki düzenlemedeki -aynı cins suç- kavramını 765 sayılı TCK.nun da yer alan kabahat ve cürüm şeklindeki suç ayrımına göre anlamak gerekir. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun da kabahat ve cürüm ayırımı kaldırılmış, ağır hapis, hapis ve hafif hapis şeklindeki düzenlemeye son verilerek, süresi ne olursa olsun tüm hürriyeti bağlayıcı cezalar- hapis- olarak nitelendirilmiştir.
Nitekim Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107/12. maddesinde “ koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi…” şeklindeki düzenlemede konu açıklığa kavuşturulmuştur.
Sonuçta, bihakkın tahliye süresi içinde işlenen ikinci suçun para cezası gerektiren suç dışında hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç olması, birinci suçtan dolayı verilen koşullu salıverilme kararının geri alınmasını gerektirecektir.
Olayımızda koşullu salıverilme kararının geri alınmasını gerektiren ikinci
suç tarihi 23 Nisan 1999’dan sonra olup, geri alma kararı da bu tarihten sonra olduğundan geri alınan süre ile ilgili olarak gerek 4616 sayılı Yasa ve gerekse bu yasanın bazı maddelerinin Anayasa Mahkemesince iptali üzerine aynı konuda yeniden düzenlenen 4758 sayılı Yasada ki çekilmesi gereken cezadan 10 yıllık indirimden yararlanılamaz.
Şartlı olarak tahliye edilen hükümlülerin deneme süresi içindeki uymakla yükümlü olduğu koşulların suç tarihi itibariyle lehe olan infaz yasasındaki hükümler dikkate alınarak 765 sayılı TCK 17 veya 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanunun 107/12 maddesine göre belirlenmesi gerekeceğinden … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/04/2013 tarihli ve 2013/502 değişik … sayılı kararına karşı hükümlü ve müdafii tarafından yapılan itiraz üzerine itiraz merci olarak inceleme yapan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2013 tarihli ve 2012/462 değişik … sayılı kararında isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozma isteminin bu gerekçelerle reddine karar vermek gerekmiştir.
IV- SONUÇ VE KARAR:
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında;
1- … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2013 tarihli ve 2012/462 değişik … sayılı itirazın reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olup, 5271 sayılı CMK.nun 309 maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesine bağlı Yüksek Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteminin reddine,
2- Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.