Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2014/5995 E. 2014/6501 K. 23.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5995
KARAR NO : 2014/6501
KARAR TARİHİ : 23.12.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs, zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet.
HÜKÜM : Katılan-sanık … için;
a- …’yi öldürmeye teşebbüsten 5237 sayılı TCK.nun 82/1-g, 35/2, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b- Görevli memura direnmekten 5237 sayılı TCK.nun 265/1, 265/4, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
c- Memura yalan beyanda bulunmaktan 5237 sayılı TCK.nun 206, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
d- 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK.nun 62, 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 400.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
e- … ve…’ı öldürmeye teşebbüsten CMK.nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
Katılan-sanıklar …, … ve … için;
…’ı yaralamaktan meşru savunma

nedeniyle CMK.nun 223/2-b-c maddesi uyarınca beraatlerine.

TÜRK MİLLETİ ADINA

1- Temyiz edenlerin sıfatları ve dilekçelerinin içeriklerine göre temyiz incelemesi, sanık …’ın “mağdur …’yi kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs”, “görevi yaptırmamak için direnme”, “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar …, … ve …’nin “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama” suçundan beraatlarına ilişkin kurulan hükümler yönünden yapılmıştır.
2- “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçundan temel ceza belirlenirken, hapis cezası yanında hükmedilen adli para cezasının alt sınırı 30 gün adli para cezası olduğu halde, cezanın belirlenmesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde 25 gün adli para cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın “mağdur …’yi kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs”, “görevi yaptırmamak için direnme”, “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” ve “6136 sayılı Kanuna muhalefet” suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar …, … ve …’nin “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama” suçlarından beraatlarına karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan sanık … müdafiinin sanıklar …, … ve …’nin cezalandırılmaları gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
Sanıklar …, … ve …’nin “zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama” suçları yönünden;
Dosya kapsamına göre, görevli polis memuru sanıklar …, … ve …’nin devriye görevinde bulundukları sırada, asker kaçağı olarak aranan mağdurla karşılaştıkları, hareketlerinden şüphelenerek kimlik sormak
istedikleri sırada, mağdurun adımlarını sıklaştırarak kaçmaya başladığı, sanıkların da mağdurun peşine düştükleri, yakalanacağını anlayan mağdurun aniden dönerek belinden çıkarttığı 6136 sayılı Kanun kapsamındaki, atışa engel herhangi bir arızası bulunmayan silahını, mekanizmasını kurmak suretiyle sanıklara doğrulttuğu, bu esnada sanık …’nin mağdurun silah tutan eline doğru hamle yaptığı, bununla birlikte çevik bir hareketle bu hamleden kurtulan sanığın, mağdurun sağ göğüs bölgesine silahını dayamak suretiyle peş peşe dört kez tetiğe bastığı, ancak silahın ateş almadığı, akabinde tüm sanık polis memurlarının mağduru, burunda birinci derece kemik kırığına neden olacak ve hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaraladıkları olayda,
Sanıkların, gerçekleşen ve tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile fiillerini işledikleri anlaşıldığı halde, TCK’nın 25/1 ve CMK’nın 223/2-d maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlarına karar verilmesi gerektiği halde, ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde, emrin yerine getirilmesi ve meşru savunmada sınırın aşılması nedeniyle aynı Kanunun 223/3-b,c maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi Kanuna aykırı ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak,
Hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinde yer alan “… CMK’nın 223/3-b, c maddeleri …” ibaresi kaldırılarak, yerine “… CMK’nın 223/2-d maddesi …” ibaresinin eklenmesine karar verilmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 23/12/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.