Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2015/5491 E. 2017/934 K. 27.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5491
KARAR NO : 2017/934
KARAR TARİHİ : 27.03.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : TCK.nun 25/1, CMK.nun 223/3-c maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına

Siverek Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2012 tarih ve 2012/89 Esas 2012/223 karar sayılı Kararının; Dairemizin 24.12.2014 tarih ve 2013/5101 Esas 2014/6540 karar sayılı ilamıyla;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/11/2006 gün ve 2006/2- 249-247, 15/07/2008 gün ve 2008/9-95-195, 27.01.2009 gün ve 2008/5-145-2009/8, 19/10/2010 gün ve 2010/9-149-105 sayılı Kararları da gözetilerek; Maktulün kardeşleri …, …, … ve …’ın 29.06.2012 tarihli oturum sırasında sanıktan şikayetçi olduklarından bahisle davaya katılma talebinde bulundukları, katılma talebi ile ilgili mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmakla, maktulün kardeşlerinin kasten öldürme suçundan doğrudan zarar görmeleri ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, …, …, … ve …’ın 5271 sayılı CMK’nun 237/2. maddesi uyarınca sanık … hakkında açılan kamu davasına katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede; Gerekçeli kararda, “sanığın o anki hal ve koşullara göre başka türlü defetme imkanı bulunmayan haksız saldırıyı o anki yaşadığı heyecan, panik ve korkunun da etkisi ile meşru savunma sınırlarını aşarak uzaklaştırmaya çalıştığı” denilerek TCK’nun 27/2 maddesinde tanımlandığı hüküm fıkrasında ise “sanığın üzerine atılı bulunan bu suçu meşru savunma sınırları kapsamında işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nun 25/1 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/3-c maddeleri uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmek suretiyle hüküm kurulduğu anlaşılmakla, gerekçe ile uygulama arasında çelişki yaratılması suretiyle hükmün karıştırılması,” usule aykırı olduğu gerekçesiyle bozulduğu, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yeniden yapılan yargılamada; gerekçe kısmında 5237 sayılı TCK 27/2 maddesi tarif eder biçimde eylemin anlatıldığı, hüküm kısmında ise yeniden gerekçeyle çelişir biçimde eylem 5237 sayılı TCK 25/1 kapsamında değerlendirilmiş; ancak TCK 27/2 maddesinin neticesi olarak 5271 sayılı Yasanın 223/3-c maddesinde uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı şeklinde çelişkili hüküm kurulmuştur.
Oysa ki;
Eylemin 5237 sayılı TCK 25/1 maddesi kapsamında kalması durumunda; korku ve panikten bahsedilmeyip doğrudan Beraat kararı verilmesi gerekeceği, eylem 5237 sayılı TCK 25/1 kapsamında değerlendirildiği takdirde; bir hukuka uygunluk nedeninin bulunduğu ve bu nedenle 5271 sayılı Yasanın 223/2-d maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmesi gerekeceği,
Eylemin 5237 sayılı TCK 27/2 maddesi kapsamında kalması durumunda ise; hukuka uygunluk nedeni bulunmadığından anılan madde uyarınca sanık hakkında 5271 sayılı Yasanın 223/3-c maddesinde uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği cihetle; hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişkilerin giderilerek sanığın hukuki durumunun tespiti gerekeceğinden; anılan nedenlerle hükmün tebliğnamedeki görüşe aykırı olarak BOZULMASINA, 27/03/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.