YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1354
KARAR NO : 2017/3419
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye kalkışmak
HÜKÜM : TCK’nun 81/1, 35/2, 29/1, 31/3, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, suça sürüklenen çocuk …’nin mağdur …’a yönelik eyleminin sübutu kabul, yaş küçüklüğüne, haksız tahrike ve takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin vasfa, sübuta, meşru müdafaa ve 27/2 madde hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
1-Mağdur …’ın 08.11.1998 doğumlu olup, suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük ve 5237 sayılı TCK’nun 6/1-b maddesi uyarınca çocuk olduğu anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde temel cezanın TCK’nun 82/1-e maddesi uyarınca belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde 81. madde ile uygulama yapılması,
2-Kabule göre de ;
Suça sürüklenen çocuk …’nin mağduru sol akciğerde pnömotoraks, sağ böbrek üst polünde bıçak kesisine bağlı hipdens travmatik doku ve sol 4-5. interkostal aralıkta cilt, cilt altı kas doku arasında hava dasnitesi oluşturacak şekilde 1 adet yüzeysel, 3 adedi hayati tehlike geçirmesine neden olacak ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Yasanın 9 ile 15 yıl arasında hapis cezası öngören 35. maddesinin uygulanması sırasında alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 10 yıl olarak eksik ceza belirlenmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK’nun 326/son maddesi gözetilmek kaydıyla tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.