YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3412
KARAR NO : 2016/3762
KARAR TARİHİ : 01.11.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs, nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : TCK.nun 81/1, 35/2, 62/1. maddeleri uyarınca 12 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası,
TCK.nun 149/1-a-d, 35/2, 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
1) Oluşa, dosya kapsamına ve mahkemenin, sanığın mağdureye yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçunun sübutuna dair gerekçelerinde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bu suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelen bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın mağdure…’e yönelik eylemlerinin sübutu kabul, nitelikli yağmaya teşebbüs suçu yönünden oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin sübuta, haksız tahrike, sair hususlara yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
a) Sanık … hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde,
24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53.
maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulama yasaya aykırı ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA,
b) Sanık … hakkında mağdure…’i öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise,
Oluşa, dosya kapsamına ve kabule göre; mağdure ile komşu olan sanığın, olay tarihinde mağdurenin çocuklarının oynaması için açık bıraktığı müstakil evinin bahçe kapısından içeri girerek mağdurenin kayınpederinin nerede olduğunu sorduğu, kayınpederi tanık …’u arayan mağdurenin telefonu sanığa verdiği, sanığın hurda işi yapan tanığa hurda satmak istediğini söylediği, telefon görüşmesi bittikten sonra sanığın mağdureden sigara parası istediği, parası olmadığını söyeleyen mağdurenin sanıktan dışarı çıkmasını istediği, dışarı çıktıktan kısa bir süre sonra tekrar gelen sanığın yine mağdureden sigara parası isteyerek içeri girip mutfak tezgahından aldığı bıçakla mağdureye saldırdığı, mağdurenin boynunda takılı vaziyetteki iki adet küçük altına elini uzattığı, direnen mağdureyi onsekiz bıçak darbesi vurarak hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılan olayda, sanığın öldürmeye teşebbüs suçunu yağma fiilinin işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla işlediği ve TCK’nun 82/1-h, 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, teliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, 01/11/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.