Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2016/3428 E. 2017/4686 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3428
KARAR NO : 2017/4686
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : …’ı öldürmeye teşebbüsten TCK’nun 81, 35/2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın mağdur …’e karşı eyleminin sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin suçun sübutunun oluşmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın yanında babası Nadir, mağdur …’in yanında babası Niyazi olduğu halde, aralarında çıkan tartışmanın, küfürleşme nedeniyle kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanık …’ın mağdur …’i de tek darbe ile sağ üst kadranda batına nafiz, karaciğerde rüptüre, hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda;
1-Sanıkla mağdur çocuk Sezer arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmaması, mağdurdaki yaranın tek darbeden ibaret olması, engel bir durum bulunmamasına rağmen sanığın eylemine kendiliğinden son vermesi gibi hususlar göz önüne alındığında sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin bir delil bulunmayıp, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğundan TCK’nun 86/1. maddesi uyarınca, TCK’nun 61. maddesindeki ilkeler doğrultusunda alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde kasten öldürme suçuna teşebbüsten hüküm kurulması,
2- 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin

08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.