Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2016/5530 E. 2016/4132 K. 05.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5530
KARAR NO : 2016/4132
KARAR TARİHİ : 05.12.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Birden fazla kişiyi aynı sebeple öldürme
HÜKÜM : Sanıklar hakkında açılan davaların 765 sayılı TCK’nun 102/1 ve 104/2. maddeleri gözönüne alınarak 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca Düşürülmesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

…’ı öldürmek suçundan sanıklar …. ve..’nın yapılan yargılanması sonunda; Zamanaşımı nedeniyle davaların düşürülmesine ilişkin….1. Ağır Ceza Mahkemesi’nden) verilen 21.10.2014 gün ve 2006/144 esas, 2014/458 karar sayılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili tarafından istenildiğinden, dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle; kararda açıklanan nedenle duruşmasız olarak incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Katılanların hak ve yetkisi olmadığından vekillerin duruşmalı inceleme isteminin CMUK’nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1-Maktul..i’nin oğlu olması dolayısıyla suçtan zarar gören sıfatı bulunmasına karşın şikayetçi …’un daha önce şikayetçi sıfatıyla dava ve duruşmalara katılmadığı şikayet ve katılma talebi hususunda da herhangi bir beyanının bulunmadığı
. 5271 sayılı CMK’nun “Kanun yolu muhakemesinde katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır” hükmü karşısında katılma talebi de içermeyen vekilin temyiz dilekçesinde sadece adının bulunmasının anılan maddenin şikayetçi lehine uygulanmasına yasal imkan tanımayacağı anlaşılmakla katılan sıfatı bulunmayan şikayetçi.. vekilinin bu şikayetçi adına yaptığı temyiz talebinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2–Maktuller …ı ve …’u kasten öldürmek suçlarından sanıklar … ve … hakkındaki, sanıklara yüklenen suçların gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/1 ve 102/4 maddelerinde öngörülen 30 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 09/08/1984 ile 09/08/2014 tarihleri arasında dolduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılanlar vekilinin öldürme suçlarının sübut bulduğuna ve saireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 05/12/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.