Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2018/4433 E. 2021/1318 K. 15.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4433
KARAR NO : 2021/1318
KARAR TARİHİ : 15.02.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanık …’ın kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan, sanık …’ın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetlerine dair; İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/12/2015 tarih ve 2015/20 (E), 2015/348 (K) sayılı kararı

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar başlığında katılanlar … ve …’nun gösterilmediği anlaşılmakla, bu husus mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Katılanlar vekilinin, sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmü temyiz hak ve yetkileri bulunmadığından, bu hükme yönelik temyiz talebinin CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Sanıklar müdafii tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, sanıklar müdafiinin belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından inceleme duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’un, maktul …’ya yönelik kasten öldürme, sanıklar …ve …’ın katılan …’ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, sanık …’un 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanık savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılanlar vekilinin, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanıklar müdafiinin, meşru müdafaanın varlığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanık …’un, maktul …’ya yönelik kasten öldürme, sanıklar …ve …’ın katılan …’ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların market işlettiği, olaydan yaklaşık bir hafta önce maktulün kardeşi ile sanıklar arasında tartışma yaşandığı, olay günü maktulün bu tartışmayla ilgili markete konuşmaya geldiği, tartışma esnasında maktulün sanıklara “siz bizi bilmiyorsunuz biz gerekli cevabı elle, kolla, dille vereceğiz” diyerek onları tehdit ettiği, sanık …’un maktulü dışarı çıkarması üzerine tartışmanın dışarıda devam ettiği, kısa bir süre sonra sanık …’un dükkana girerek gürebi olarak tabir edilen ucunda keskin demir bulunan sopayı alıp maktule vurmaya başladığı, bu esnada olay yerine katılan …’nın da geldiği, market içerisinde bulunanların ve…’nın tarafları ayırdığı ve maktulü dışarı çıkardıkları, bu kez taraflar arasında karşılık küfürleşmelerin başladığı, katılan …’nın markete doğru yönelerek market önünde bulunan kasalara tekme atmak suretiyle kasaları devirdiği, sonrasında sanık …’un büfeden almış olduğu silah ile katılana doğru ateş ettiği, kavga esnasında sanık …’un silahından çıkan mermiler ile maktulün büyük damar, soluk borusu ve akciğer yaralanması nedeniyle hayatını kaybettiği, katılan …’nın ise sanık …’ın bıçak darbeleri ile batın sağ üst kadranından, sanık …’un silah ile ateş etmesi ile batın sol üst kadranından ayrı ayrı hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olayda;
1)Maktul ve katılandan sanıklara yönelen ve haksız tahrik teşkil eden eylemlerin ulaştığı boyut gözetilerek sanıklar hakkında haksız tahrik nedeniyle indirimi öngören TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari düzeye yakın indirimler yapılması yerine, yazılı şekilde uygulamalar yapılarak eksik ceza tayini,
2)Sanıklar hakkında, 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli, 2014/140E-2015/85K sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin iptal edilen bölümlerinin nazara alınması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 15/02/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.