YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4703
KARAR NO : 2021/4261
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürme, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya muhelefet
HÜKÜMLER : 1) Sanık …’un eşi …’u nitelikli kasten öldürme suçundan, TCK.’nın 82/1-d, 62/1, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırlmasına,
2) Mağdur katılan …’u kasten yaralama suçundan, TCK.’nın 86/1, 86/3-e, 62/1, 53/1-2-3 ve 63. maddeleri uyarınca, 3 yıl 1 ay 15 gün hapiss cezası ile cezalandırılmasına,
3) 6136 sayılı Kanun’un 13/1, TCK.’nın 62/1, 52/2, 53/1-2-3 ve 54/1-4. maddelerine uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 160 TL adli para cezası ile cezalandırlmasına,
dair … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarih ve 2015/73 Esas ve 2015/257 Karar sayılı kararı
TÜRK MİLLETİ ADINA
… 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarih ve 2015/73 Esas ve 2015/257 Karar sayılı kararının, o yer Cumhuriyet savcısı, sanık … müdafii ve katılan … vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan …, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, bu suçla ilgili katılan …, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz itirazının CMUK.’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’un eşi olan maktul …’a yönelik nitelikli kasten öldürme, mağdur katılan …’a yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı yasaya muhelefet suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği ve derecesi takdir kılınmış, savunması değerlendirilip inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme, eleştiri ve bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemedeki; Yeter’e yönelik yaralama kastı olmadığına ve bu kapsamda sair sebeplere yönelen, katılan …, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin; eksik ceza verildiğine yönelen temyiz itirazlarının reddiyle,
1) Mağdur katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
6136 sayılı Yasanın 13/1 maddesi uyarınca adli para cezasına esas teşkil edecek gün sayısı belirlenirken, yasada alt sınır olarak belirtilen 30 günden aşağı olacak şekilde gün sayısı belirlenmesi suretiyle eksik cezaya hükmolunmuş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak,
24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK.’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu madde ile yaptığı uygulamalar yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK.’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine” şeklinde, değiştirilmesine, karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN HÜKÜMLERİN tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
2) Maktul …’a yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ile maktulün resmi nikahlı olarak evli oldukları, zaman zaman geçimsizlik yaşadıkları ve bu nedenle maktulün çeşitli tarihlerde evi terk ederek akrabalarına gittiği ancak tekrar eve döndüğü ve birlikteyaşamaya devam ettikleri, sanığın eşinin kendisini aldattığından şüphelendiği ve eşinin ikinci bir cep telefonunu tespit ederek başka bir erkek ile cinsel içerikli yazışmalarını gördüğü, dosya arasına alınan bilirkişi raporundan da maktulün başka bir erkek ile telefon üzerinden uzun zamandır ilişki halinde olduğunun anlaşıldığı, maktulün telefon üzerinden süre gelen ilişkisini devam ettirdiği, sanık ile maktulün müşterek çocukları olan …ın mahkemede verdiği ifadesinde, olay tarihinden önce annesi ile dışarıda gezmeye gittiklerinde annesinin kendisine “birazdan bir araba gelecek iki adam var birisi senin” şeklinde söylediğini, kendisinin ise buna karşı koyduğunu ve babasına telefon etmek istediğinde ise annesinin telefonunu alarak kendisine tokat attığını, ardından oradan uzaklaştığını, bilahare annesinin bir gün evde poğaça yaptığını fakat babası için ayrı bir hamur hazırladığı ve bu hamura yeşil bir madde kattığını, bu poğaçaları babası yemeden önce evdeki kedilere verdiğini ve bir süre sonra bu kedilerin öldüğünü, annesinin başka birisi ile ilişkisi olduğunu önceden beri bildiğini, bu hususların bir kısmını babasına olaydan önce anlattığını beyan ettiği, olay tarihinden önce sanığın bu nedenlerle eşi ile sorunlar yaşadığı ve eşi olan maktulün bir gün işe gittikten sonra eve gelmeyerek şehir dışına kardeşinin yanına gittiği, ardından da … iline döndüğü fakat burada da kardeşinin evinde kalmaya başladığı, olay tarihinde ise sanığın ruhsatsız silahı ile eşinin kaldığı kardeşinin evine giderek eşini konuşmak için dışarıya çağırdığı, maktulün yanına kardeşi olan mağdur katılan …’in de geldiği, çıkan tartışma sonrası sanığın silahı ile birden fazla kez ateş etmeye başladığı ve bu atışlar sonucu eşinin hayatını kaybettiği, mağdur katılan …’in ise yaralandığı olayda,
a) Maktulün eşini aldattığının dosya kapsamı ile sabit olduğu ve nitekim yerel mahkemece de bu hususun kabul edildiği ve yukarıda da belirtildiği üzere olay tarihinden önce maktulün aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı davranışlar sergilediği, bu bağlamda sanık hakkında TCK.’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulanması gerekirken, isabetli olmayan gerekçe ile haksız tahrik indirimi uygulanmaması suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
b) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin iptal edilen bölümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, bu hükmün tebliğnamedeki düşünceden farklı olarak BOZULMASINA, 16.03.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.
16/03/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Kemal Aksakal’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’in yokluğunda 18/03/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.