Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/1079 E. 2021/1320 K. 15.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1079
KARAR NO : 2021/1320
KARAR TARİHİ : 15.02.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Nitelikli hırsızlık ve hırsızlık suçlarından Konya Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’nın, yasaklanmış bulunan her türlü eşya, araç, gereç veya malzemeyi ceza infaz kurumlarına sokmak, bulundurmak, kullanmak eylemi nedeni ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-g maddesi uyarınca 15 gün hücre hapis cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 10/08/2017 tarihli ve 2017/208 sayılı kararının şikayet edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, disiplin cezasının onanmasına ilişkin Konya İnfaz Hâkimliğinin 12/09/2017 tarihli ve 2017/2904 esas, 2017/2893 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/11/2017 tarihli ve 2017/1327 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 48/3-a maddesinde yer alan “Hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır. Hücreye koyma cezasına ilişkin diğer hükümler saklı kalmak üzere, kesinleşen disiplin cezalarının infazına derhâl başlanır. Birden fazla disiplin cezası verilmiş olması hâlinde, bu cezalar kesinleşme tarihleri sırasına göre ayrı ayrı infaz edilir. Bir cezanın infazı tamamlanmadan diğerinin infazına başlanmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca, kesinleşmiş hücre hapislerinin infazına başlanabilmesi için İnfaz Hakimliğince verilen onaylama kararı üzerine, işin esasına girilmeyerek sadece verilen disiplin cezasının infazına başlanıp başlanamayacağı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekiyor ise de;
Somut olayda, hükümlü … Bayrakçı’nın olay tarihinde çalışmak için gittiği kurumdan dönüşünde yasak olduğu iddia edilen hapları ceza infaz kurumuna soktuğundan bahisle 15 gün süre ile hücreye koyma cezası ile cezalandırılması üzerine, anılan hücre hapsi cezasına karşı şikayet yoluna başvurulmadığı, hatta hükümlünün cezasının öncelikle onaylanmasına ilişkin talebinin olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple İnfaz Hakimliğince esastan bir inceleme yapılmamış olduğu hallerde verilen cezanın infazına başlanabilmesi için dosyanın ilgili İnfaz Hakiminin onayına sunulduğu ve kararda hukuka aykırılık tespit edilmesi durumunda bu kez İnfaz Hakimliğince esastan bir inceleme yapabileceği düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında hücre hapsi verilmesine dayanak olaya ilişkin olarak infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/42483 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma yapıldığı, soruşturma kapsamında … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 10/10/2017 tarihli uzmanlık raporuna istinaden hükümlünün cezaevine soktuğu hapların atkif maddesi olan “pregabalin” maddesinin uyuşturucu madde sayılıp sayılmadığının sorulduğu, verilen cevabi yazıda “pregabalin” maddesinin uyuşturucu uyarıcı maddelerden olmadığı ve yeşil reçeteye bağlı ilaçlardan olmadığının bildirildiği, bu nedenle şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması karşısında, hükümlünün ceza verme kararına konu eylemi gerçekleştirmediği, cezaevine yasak olan bir eşyayı sokmadığının uzmanlık raporu ile de sabit olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 07/03/2019 gün ve 94660652-105-42-1965-2018-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

1-)Dosya kapsamına göre;
Hükümlünün Konya Açık Ceza İnfaz Kurumunda cezasını infaz ettiği sırada çalıştırılmak üzere götürüldüğü kurumdan dönüşünde yapılan üst aramasında üzerinde poşete sarılı vaziyette 40 adet hap bulunması üzerine 03.08.2017 tarihinde infaz koruma memurları tarafından tutanak tutulup, 07.08.2017 tarihinde muhakkik görevlendirmesi ile soruşturma işlemlerine başlanıldığı, muhakkik tarafından düzenlenen 09.08.2017 tarihli disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulduğu ve Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından 10.08.2017 tarihinde hükümlünün 15 gün hücre cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen bu kararın 11.08.2017 tarihinde hükümlüye tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde şikayet yoluna başvurmaması nedeniyle disiplin cezasının kesinleştiği,
Kesinleşen hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlanılabilmesi için 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 48. maddesi uyarınca infaz hakiminin onayının gerekmesi nedeniyle onay için 06.09.2017 tarihinde Konya İnfaz Hakimliğine başvurulduğu,
Konya İnfaz Hakimliğinin 12.09.2017 tarih, 2017/2904 esas ve 2017/2893 karar sayılı Kararı ile disiplin cezasının onanmasına karar verildiği,
İnfaz Hakimliğinin kararının 15.09.2017 tarihinde hükümlüye tebliğ edildiği, yasal süresi içerisinde itiraz etmemesi nedeniyle 23.09.2017 tarihinde kesinleştiği,
Hükümlü hakkında yapılan adli soruşturma sonunda Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.10.2017 tarihli ve 2017/42483 soruşturma nolu kararıyla hükümlüde ele geçirilen hapların uyuşturucu uyarıcı maddelerden olmadığının adli tıp raporu ile tespit edilmesi nedeniyle infaz kurumuna veya tutuevine yasak eşya sokmak suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, bu karardan sonra hükümlünün 08.11.2017 tarihli dilekçesiyle İnfaz Hakimliğinin onama kararına itiraz ettiği,
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarih ve 2017/1327 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır:
2-)Hukuksal değerlendirme;
01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 48/3-a maddesi 1. cümlesinde yer alan “…hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır.” şeklindeki düzenlemenin kesinleşmiş hücre cezaları için geçerli olduğu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 52. maddesinde disiplin cezalarına karşı şikâyet ve itiraz durumunda 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanacağının, 4675 sayılı infaz Hakimliği Kanununun 5. maddesinde ise işlem ve faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde şikâyet yoluyla İnfaz Hâkimliğine başvurulabileceğinin, şikayet üzerine verilen İnfaz Hakimliğinin kararına karşı da tebliğinden itibaren bir hafta içinde Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yoluna gidilebileceğinin, itiraz üzerine verilen kararın ise kesin olduğu şeklindeki yasal düzenlemelere göre somut olay değerlendirildiğinde; hükümlünün 15.09.2017 tarihinde kendisine tebliğ edilen Konya İnfaz Hakimliğinin 12.09.2017 tarih, 2017/2904 esas ve 2017/2893 karar sayılı Kararına karşı 08.11.2017 tarihinde yasal süresinden sonra yapmış bulunduğu itirazın esasa girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerekirken esastan incelenerek verilen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğu hükümlü hakkında disiplin cezasınada konu yapılan eylemi nedeniyle adli yönden yapılan soruşturma sonucunda kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle daha önce verilen ve itiraz edilmeksizin kesinleşen idari nitelikteki disiplin cezasının yerinde olup olmadığı, adli yönden kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilse dahi eylemin adli yönden yapılan soruşturmaya bağlı olmaksızın disiplin cezasını gerektiren bir eylem olup olmadığı, disiplin cezasının kaldırılması gerekip gerekmediği yönünde yetkili ve görevli idari mercilerce değerlendirme yapılarak bir karar verilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminde ileri sürülen gerekçenin yerinde
olmadığı ancak yukarıda açıklanan nedenle usul ve yasaya aykırı olan mercii Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarih ve 2017/1327 değişik iş sayılı Kararının farklı gerekçeyle kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-)Sonuç ve karar;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yukarıda açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarih ve 2017/1327 değişik iş sayılı Kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.