Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/1332 E. 2021/5685 K. 31.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1332
KARAR NO : 2021/5685
KARAR TARİHİ : 31.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma
HÜKÜMLER : 1) Sanık …’nin maktul …’a yönelik kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan; CMK’nin 223/2-e maddesi gereğince beraat
2) Sanık …’ın maktul …’a yönelik kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan; TCK’nin 86/1, 86/3-e delaletiyle 87/4-2.cümle, 29, 62, 53. maddeleri gereğince 10 yıl hapis cezası
TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak duruşmalı olarak yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında maktul …’a karşı kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılanlar ve vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine ve gösterilen gerekçeye göre katılanlar ve vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü; tanıkların dinlenmediğine, beraat kararının hatalı olduğuna, sanığın tasarlayarak kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında maktul …’a karşı kasten yaralama sonucunda ölüme neden olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ile katılanlar ve vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sübuta, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiin temyiz dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdüğü; meşru müdafaa ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, TCK’nin 87/4. maddesindeki alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine, katılanlar ve vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü; tanıkların dinlenmediğine, sanığın tasarlayarak kasten öldürme suçundan, haksız tahrik hükümleri uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine, verilen cezanın az olduğuna vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine ancak;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın aşamalardaki istikrarlı savunmalarında, aralarında önceye dayalı husumet bulunan maktul ile yolda karşılaştıklarında, önce maktulün hakaret ederek tokat attığını, kendisinin ittirmesi üzerine maktulün bıçak çekerek savurduğunu, bıçağı almaya çalışırken elinden yaralandığını iddia ettiği, sanığın el parmaklarındaki düzgün kenarlı kesi şeklindeki yaralar nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair adli raporunun bulunduğu, mahkemece hükme esas alınan tanık …’ın yeminli beyanlarında da, sanık ve maktulün boğuştukları sırada maktulün elinde bıçak olduğunu doğruladığı gözetildiğinde, TCK’nin 29. maddesi gereğince maktulden kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan davranışların ulaştığı boyut da dikkate alınarak, sanık hakkında daha makul bir oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken yazılı şekilde (1/4) oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
b) Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibareleri nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılanlar ve vekillerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı
Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 31.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
31/03/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet Işık’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat…nın yokluğunda 01/04/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.