Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/2374 E. 2021/7024 K. 16.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2374
KARAR NO : 2021/7024
KARAR TARİHİ : 16.04.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’ün, anılan Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 375,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/07/2006 tarihli ve 2005/412 esas, 2006/280 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine hükmün bozulmasına ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30/12/2011 tarihli ve 2008/5538 esas, 2011/8734 karar sayılı ilamını müteakip, devam eden kovuşturma sonucunda sanığın 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 750,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/06/2012 tarihli ve 2012/106 esas, 2012/190 sayılı kararını takiben, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbar olunması üzerine hakkındaki hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince açıklanarak 6136 sayılı Kanun’un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 750,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/241 esas, 2018/420 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre,
1- Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayımızda sanığın 12/08/2005 tarihinde Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/07/2006 tarihli ve 2005/412 esas, 2006/280 sayılı kararına konu olan suçu işlediği ve bu suçtan sanık hakkında 05/07/2006 tarihinde ilk mahkumiyet kararının verildiği, dava zamanaşımını kesen son işlemin 05/07/2006 tarihli mahkumiyet kararı olduğu, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 30/12/2011 tarihli ve 2008/5538 esas, 2011/8734 karar sayılı bozma ilamı sonrasında Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/06/2012 tarihli ve 2012/106 esas, 2012/190 karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeksizin 10/09/2012 tarihinde kesinleştiği, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin
22/03/2016 tarihli ve 2015/200 esas, 2016/84 sayılı kararına konu sanığın denetim süresi içerisinde işlediği ikinci suçu ise 21/01/2015 tarihinde işlediği, buna göre sanık hakkında ilk mahkumiyet kararının verildiği 05/07/2006 tarihinde kesilerek en baştan yeniden işlemeye başlayan dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince 10/09/2012 ilâ 21/01/2015 tarihleri arasında duracağı, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince ikinci suç tarihi olan 21/01/2015 tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eden olağan dava zamanaşımı süresinin hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 12/12/2018 tarihine kadar dolduğu nazara alınmadan davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2- Kabul ve uygulamaya göre de, 5237 sayılı Kanun’un 7/2 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5/2. maddesine göre suç tarihi itibariyle hapis cezasının yanında hükmolunan temel adli para cezasının 450,00 Türk lirasından fazla olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08/05/2019 gün ve 94660652-105-34-3171-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2018 tarihli ve 2018/241 esas, 2018/420 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.