Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/2469 E. 2021/12499 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2469
KARAR NO : 2021/12499
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
…,…,…

S/2

…,…,…
S/3
TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar … ve … hakkında maktul …’i kasten öldürme, sanık … hakkında katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık … hakkında mağdur sanıklar … ve …’ya yönelik kasten yaralama suçları ile, sanıklar …, … ve …’nın maktul …’e yönelik eylemlerinin sübutu kabul, bozma nedenleri saklı kalmak üzere oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun suç nitelikleri tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı nedenin nitelik ve derecesi kabul ve takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, bozma üzerine duruşmalı olarak incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık … müdafiinin; söz konusu delillerle sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceğine, sanık … müdafiinin; kasten öldürme suçu yönünden; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçlara iştirak etmediğine, katılan …’i öldürme kastının bulunmadığına, eylemin meşru savunma koşulları içinde gerçekleştiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık … müdafiinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık …’in; delillerin mahkumiyetine yeterli olmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, sanıklar …, … ve … müdafilerinin; vesaireye ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle;
1) Sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık … hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık, sanık … hakkında mağdur sanıklar … ve …’ya yönelik kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA,
2) Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanıklar …, … ve …’nın kardeş, sanık …’nın; …, … ve …’nın amcası, sanık …’nın …, … ve …’nın amcasının oğlu, sanık …’nın …’nın eşi, sanık …’nın …’nın eşi olduğu, sanıklar ile maktul ve katılanın aynı köyde yaşadıkları, olay öncesinde aralarında kavga veya öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmadığı, olay günü maktul ve katılanın yakın akrabaları olan … ve …’in olay
yerine yakın bulunan köprüden giderken … ile karşılaştıkları, burada … ile … arasında yoldan öncelikle geçme nedeniyle tartışma çıktığı, tartışmanın hangi tarafın başlattığı belirlenemeyecek şekilde kavgaya dönüşmesi …/…
S/4

üzerine iki taraf akrabalarının da gelerek kavgaya dahil olduğu, kavga sırasında aralarında maktulünde bulunduğu grup mensuplarının sopalar ile …’yı darp ettikleri, aile mensubu kadınların gelerek tarafları kendi evlerine götürdükleri sırada …soyadlı sanıkların uzak mesafelerden av tüfekleri ve tabancalar ile karşı tarafa ateş ettikleri, ateş sırasında …’in öldüğü, otopsi raporunda ” kişinin vücudunda 1 adet ateşli silah iri saçma tanesi giriş deliği yarası olduğu, sağ ve sol göğüs boşluklarını geçerek sol göğüs dış duvarı cilt altı yumuşak dokularda sonlandığı, meydana getirdiği yaralanmanın öldürücü nitelikte olduğu” belirtildiği, … ile birlikte evine doğru giden …’in sanık …’nın ele geçirilemeyen ve 6136 sayılı Yasa kapsamında bulunan silah ile ateş etmesi sonucu yaralandığı olayda;
A) Sanıklar …, …, … hakkında maktul …’i kasten öldürme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
a) Patnos Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan keşif ve keşif sonucu verilen bilirkişi raporuna göre; …’in ateşli silahla vurulduğu yer ile sanık …’nın evi arasındaki mesafenin yaklaşık 110,5 metre uzaklıkta olduğu sanıklar …, …, …’nın sanık …’nın evinin önünden ateş ettikleri, sanıklar … ve …’nın ateş ettiği yer ile …’in vurulduğu yer arasındaki uzaklığın ise yaklaşık 70 metre olduğunun açıklandığı, mahallinde 28/09/2012 tarihinde yapılan keşif sonucunda verilen bilirkişi raporunda; ölenin vücudundan çıkarılan saçma bulunan fişekleri atan av tüfeklerinin fişeğin içerisindeki barut hakkı ve bu fişeği atan av tüfeğinin namlu uzunluğuna göre yaklaşık azami etkili menzili 70 metre ile 100 metre arasında değişebileceğinin belirtilmesi karşısında; ani gelişen olayda sanıkların …’e karşı kasten öldürme suçunu işleyeceklerine ilişkin irade birliği içinde hareket ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla; eylemlerinin silahla tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı hususu tartışılmadan suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten öldürme suçundan hüküm kurulması,
b) Taraflar arasında kavga veya öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, ani gelişen olayda her iki tarafın da olayın başlangıcı ile ilgili birbirlerini suçlayıcı beyanları bulunması karşısında, ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği olayda, CGK’nin 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
B) Sanıklar … ve … hakkında maktul …’in kasten öldürülmesine yardım etme suçları yönünden yapılan incelemede;
Aşamalardaki tanık beyanlarına göre; bir kısmının, sanıklar …,…,…’dan hiç söz etmedikleri, bir kısımın adı geçen sanıkların da kavgaya katılıp …/…

S/5

ateşli silahlarla ateş ettikleri, bazılarının ise adı geçen kadınların ateş etmeyip, yakınlarına silah ve cephane temin ettikleri şeklinde beyanlarda bulundukları, dolayısıyla beyanların aşamalarda değiştiği anlaşılmakla; süreçte toplanmış kanıtlar çerçevesinde sanıkların atılı suçları işledikleri sabit olmadığından, şüpheden sanığın yararlanmasına dair ceza hukuku prensibinin sanıklar lehine yorumlanarak beraatlerine karar verilmesi gerekirken; mevcut kanıt durumuyla örtüşmeyen, çelişkili beyanlardan hareketle sanıklar …,… nın cezalandırılmalarına karar verilmesi,
C) Sanık … hakkında maktul …’i kasten öldürme, sanık … hakkında maktul …’i kasten öldürme, katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Taraflar arasında kavga veya öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, ani gelişen olayda her iki tarafın da olayın başlangıcı ile ilgili birbirlerini suçlayıcı beyanları bulunması karşısında, ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği olayda, CGK’nin 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanıklar lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari (1/4) oranda uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar …, …, …, …, …, … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin CMUK’un 321. maddesi uyarınca kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, bozma nedenlerinin hükmü temyiz etmeyen hükümlü …’ya 1412 sayılı CMUK’un 325. maddesi uyarınca SİRAYETİNE, bozma sebebi gözetilerek sanık …’nın atılı suçlardan TAHLİYESİNE, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında hükümle birlikte çıkartılan yakalama kararlarının KALDIRILMASINA, başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü değil iseler salıverilmeleri için Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 21/09/2021 gününde Üye …’ın ”sanıklar …, …, … hakkında maktul …’i kasten öldürme suçundan TCK’nin 37. maddesi uyarınca kurulan hükümlerin yerinde olduğuna” yönelen karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

(M)

KARŞI OY:
Tüm dosya kapsamına göre;
Tarafların aynı köyde yaşadıkları, olay günü …,…,… …/…
S/6

olay yerine yakın köprüden geçerken … ile karşılaştıkları burada … ile … arasında tartışma çıktığı ve kavgaya dönüştüğü, iki tarafın akrabalarının da gelerek kavgaya dahil olduğu maktül ve yakınlarının …’yı sopalarla darp ettikleri, daha sonra tarafların ayrılıp evlerine doğru gittikleri, …soyadlı sanıkların kadınlarının evlerden getirdikleri tüfekleri sanıklara vermeleri üzerine sanıkların evlerine gitmekte olan maktul ve mağdura ateş ederek ikisini de vurdukları olayda,
Sayın çoğunluk sanıklar …, … ve …’nın eylemlerini silahla tehdit olarak değerlendirip kararın bu yönüyle bozulmasına karar vermiş ise de, bu görüşe katılmıyorum.
Şöyle ki, ilk tartışma ve kavga olayı sonlandırdıktan sonra sanıkların evlerinen temin ettikleri uzun namlulu silahlarla maktül ve katılana aynı kasıt altında defalarca ateş ettikleri, olay yeri krokisi incelendiğinde sanıkların da mağdurların da mobil halde bulundukları, sanıkların iki grup halinde mağdurları araya alacak şekilde ateş altına aldıkları sanıklar …, … ve …’nin de diğer sanıklarla eş zamanlı ve hedef gözeterek ateş ettikleri, mağdurların o tarafa koşma imkanını ortadan kaldırdıkları, bu yüzden mağdurların soldaki ağaçlık alana doğru koşmak istedikleri, mağdurların bu tarafa doğru gelmeleri halinde isabet almalarının muhakkak olduğu, bu sanıklarında ilk kavgada yer almaları, diğer sanıklarla eş zamanlı olarak hedef gözeterek ateş etmek suretiyle fikir ve irade birilği içinde olay üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle kasten öldürme suçuna katıldıkları sanıkların kastının aynı durumdaki diğer sanıklardan farklı olmadğı anlatıldığından TCK’nin 37. maddesi gereğince kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarından sorumlu tutulmaları gerektiği şeklindeki kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyorum. 04.10.2021

Muhalif Üye

21/09/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı … …’in huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar … ve … müdafii Avukatlar …’un yokluğunda, … …’nin yüzüne karşı 23/09/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.

…,…