YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2505
KARAR NO : 2021/5290
KARAR TARİHİ : 26.03.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet suçlarından … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2015 tarihli ve 2015/256 değişik iş sayılı içtima kararı ile 5 yıl 27 ay 15 gün hapis cezasına hükümlü …’ın, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Bilecik İnfaz Hâkimliğinin 27/10/2017 tarihli ve 2017/2308 esas, 2017/2291 sayılı kararını müteakip, hükümlünün 25/08/2018 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine ilişkin Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 15/08/2018 tarihli ve 2018/1057 değişik iş sayılı kararını takiben, infazda hata yapıldığından bahisle anılan kararın kaldırılmasına ve şartlı tahliyesinin geri alınmasına dair aynı Mahkemenin 25/09/2018 tarihli ve 2018/1139 değişik iş sayılı kararını takiben, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna alınması üzerine, hükümlü müdafiiin denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanma talebinin reddine ilişkin Bilecik İnfaz Hâkimliğinin 03/12/2018 tarihli ve 2018/3016 esas, 2018/2995 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair mercii Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2018 tarihli ve 2018/1459 değişik iş sayılı kararı ile söz konusu kararı takiben, hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Bilecik İnfaz Hâkimliğinin 15/03/2019 tarihli ve 2019/680 esas, 2019/671 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, hükümlünün İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. maddesi ile görevli) 18/02/2009 tarihli ve 2007/431 esas, 2009/30 sayılı kararı ile suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve örgüt kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, yaralama ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna muhalefet suçlarından 1 yıl 3 ay hapis, 3 yıl 4 ay hapis, 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 10 ay hapis cezalarına mahkûm edildiği, hükümlünün anılan cezasının infazı için ilk kez ceza infaz kurumuna 09/03/2015 tarihinde alındığı ve cezaevinde infaz edeceği sürenin hatalı hesap edilmesi nedeniyle, Bilecik İnfaz Hâkimliğinin 27/10/2017 tarihli kararı ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilerek tahliye edildiği, yine aynı Mahkemenin 15/08/2018 tarihli kararı ile de 25/08/2018 tarihinden itibaren koşullu salıverildiği, hükümlünün 27/10/2017 – 25/08/2018 tarihleri arasındaki 302 günlük süreyi denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz ettiği, hükümlünün cezasının eksik infaz edildiğinin anlaşılması üzerine, şartlı tahliyesinin geri alınmasını müteakip, ikinci kez 16/11/2018 tarihinde kapalı ceza infaz kurumuna alındığı ancak, bu kez şartlı tahliye tarihinin 18/05/2020 tarihi olarak belirlenmesini takiben hükümlü müdafiiin denetimli serbestlik hükümlerinden faydalanma talebinin reddine ilişkin Bilecik İnfaz Hâkimliğinin 03/12/2018 tarihli kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair mercii Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2018 tarihli kararını müteakip, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Bilecik İnfaz Hâkimliğinin 15/03/2019 tarihli kararının verilerek 16/03/2019 tarihinden itibaren salıverildiği anlaşılmış ise de;
Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliğinin 6/2-ç. maddesi uyarınca açık ceza infaz kurumuna ayrılmak için “Terör ve örgütlü suçlardan hükümlü olup, mensup oldukları örgütten ayrıldıkları idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilenlerin koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalması şartı aranır.” şeklindeki düzenlemenin mevcut bulunduğu, ayrıca 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinde yer alan “(1) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla; a) Açık ceza infaz kurumunda cezasının son altı ayını kesintisiz olarak geçiren, b) Çocuk eğitimevinde toplam cezasının beşte birini tamamlayan, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hükümlü hakkında hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (2) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşmasından itibaren en az altı aylık sürenin geçmiş olması durumunda, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler….”, 6291 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 3/1-2. maddesinde yer alan “(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla koşullu salıverilmelerine bir yıldan az süre kalan; a) Açık ceza infaz kurumunda bulunan, b) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarını taşıyan, iyi hâlli hükümlülerin talepleri hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilir. (2) Koşullu salıverilmelerine bir yıl kala açık ceza infaz kurumuna ayrılma hakkını kazanan hükümlüler, bu infaz usulünden en fazla altı ay süreyle yararlanırlar.” ve son olarak 6655 sayılı Kanun’un 5. maddesi ile değişik 6411 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 4. maddesinde yer alan “(1) Bu Kanunun 105/A maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ve ikinci fıkrasında belirtilen altı aylık süre şartı ile birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen cezanın belirli bir süre infaz edilmesine ilişkin şart 31/12/2020 tarihine kadar uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde,
6291 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’a eklenen geçici 3/2. maddesinde yer alan hükmün, yürürlük tarihi olan 11/04/2012 tarihi itibariyle anılan madde ile getirilen düzenlemeden istifade edebilecek olan hükümlülerin durumunu belirlediğinden olayda uygulama olanağı bulunmadığı ancak, örgütlü suçlardan mahkûm olan hükümlünün koşullu salıverilmesine 1 yıl kala açık cezaevine ayrılmasının mümkün olduğu, bu nedenle denetimli serbestlikten en fazla 1 yıl süreyle yararlanabileceği, hükümlünün ise anılan cezalarının infazı sırasında daha önce denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz usulünden zaten 302 gün faydalandığı gözetildiğinde, söz konusu infaz usulünden 63 gün daha faydalanabileceği, bu hâlde koşullu salıverilmesine 63 gün kala yeniden denetime ayrılabileceği birlikte değerlendirildiğinde, şartlı tahliye tarihi 18/05/2020 tarihi olan hükümlünün 16/03/2019 tarihinden geçerli olmak üzere denetime ayrılamayacağı cihetle, yazılı şekilde kararların verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 21/05/2019 gün ve 94660652-105-11-6523-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2018 tarihli ve 2018/1459 değişik iş sayılı kararı ile Bilecik İnfaz Hâkimliğinin 15/03/2019 tarihli ve 2019/680 esas, 2019/671 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.