Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/2649 E. 2021/5291 K. 26.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2649
KARAR NO : 2021/5291
KARAR TARİHİ : 26.03.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hırsızlık suçlarından Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2013 tarihli ve 2013/379 değişik iş sayılı içtima kararı ile 5 yıl 20 ay hapis cezasına hükümlü …’in, bu cezasının infazı sırasında 10/01/2018 tarihinden itibaren koşullu salıverilmesine dair Alanya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2018 tarihli ve 2018/27 değişik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün bihakkın tahliye tarihi dolmadan denetim süresi içinde 23/02/2018 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2018 tarihli ve 2018/348 esas, 2018/681 sayılı kararıyla cezalandırıldığının ve bu kararın 26/01/2019 tarihinde kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine, ikinci suçun işlendiği 23/02/2018 tarihinden itibaren hakaderek tahliye tarihi olan 11/03/2020 tarihine kadar şartla tahliye kararının kaldırılmasına ilişkin Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ve 2006/341 esas, 2007/430 sayılı sayılı ek kararına karşı hükümlü müdafii tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarihli ve 2019/407 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede,
Her ne kadar Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/02/2019 tarihli ek kararı ile, “… hükümlü hakkında düzenlenen güncel müddetnamenin 03/03/2016 tarihinde düzenlendiği ve müddetmaneye göre hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 20/02/2018, hak ederek tahliye tarihinin 11/03/2020 olduğu,…suç tarihi olan 23/02/2018 tarihinden itibaren hakaderek tahliye tarihi olan 11/03/2020 tarihine kadar ..” şeklinde gerekçe ile şartla tahliye kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
İnfaz dosyası incelendiğinde, hükümlünün Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/12/2013 tarihli ve 2013/379 değişik iş sayılı içtima kararı ile 5 yıl 20 ay hapis cezasının infazı için ilk kez ceza infaz kurumuna 25/09/2013 tarihinde alındığı ve Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 03/03/2016 tarihli ve 2013/2585 sayılı müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 11/03/2020, koşullu salıverilme tarihinin ise 20/02/2018 olarak belirlendiği, Silifke İnfaz Hâkimliğinin 20/08/2016 tarihli kararı ile cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilerek tahliye edildiği, hükümlünün kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmemekte ısrar ettiğinden bahisle Silifke İnfaz Hakimliğinin 09/11/2016 tarihli ve 2016/1163 esas, 2016/1162 sayılı kararı ile 07/10/2016 tarihinden geçerli olmak üzere kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmesini müteakip hükümlünün 24/11/2017 tarihinde yakalanarak cezaevine alındığı,
Hükümlünün Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 03/03/2016 tarihli ve 2013/2585 sayılı müddetnamesine göre koşullu salıverilme tarihi belirlenmiş ise de, ilamın infazı sırasında yürürlüğe giren 671 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Kurum ve Kuruluşlara İlişkin Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 32. maddesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 6. maddesi gereğince anılan Kanun’un 107. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üçte iki”lik oran “yarısı” şeklinde değiştirildiği, Alanya Cumhuriyet Başsavcılığınca ½ oranında indirim yapılmak suretiyle hazırlanan 28/11/2017 tarihli ve 2017/7-5626 sayılı müddetnamede ise hakederek tahliye tarihinin 07/05/2021, koşullu salıverilme tarihinin ise 10/01/2018 olarak belirlendiği, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iade tarihi olan 07/10/2016 tarihi ile yakalanarak cezaevine alındığı tarih olan 24/11/2017 tarihleri arasında fiilen infaz görmemesi nedeniyle bu aradaki sürenin hükümlünün bihakkın tahliye tarihini uzattığı, bu haliyle hükümlünün ikinci suçun işlendiği 23/02/2018 tarihinden itibaren hakaderek tahliye tarihi olan 07/05/2021 tarihine kadar şartla tahliye kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesine isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12/06/2019 gün ve 94660652-105-33-8803-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilen 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 48. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Koşullu salıverilme ile ilgili 107. maddesinde değişiklik yapılmış ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmış olup;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 28/03/2019 tarihli ve 2019/407 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26/03/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.