Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/3419 E. 2021/8496 K. 20.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3419
KARAR NO : 2021/8496
KARAR TARİHİ : 20.05.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Eşe Karşı Nitelikli Kasten Öldürme
HÜKÜMLER :Sanık hakkında eşi olan maktulü canavarca hisle kasten öldürme suçundan TCK’nin 82/1-b,d, 53, 58 maddeleri uygulanmak suretiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile mahkumiyetine dair karar

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri “doğrudan doğruyalık- vasıtasızlıktır.” Bu nedenle CMK’nin 193/1. maddesinde “sanık olmaksızın yargılama olmaz” genel kuralına, istisnalarına ise aynı Kanunun 193/2, 194/2, 195, 196, 200/1 ve 204. maddelerinde yer verilmiştir. Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, kendisinin de kabulüne bağlı olarak sanık istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak sorgu yapma imkanı yine CMK’nin 196/4. maddesine göre mümkün kılınmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesi cezai bir suç ile itham edilen herkesin, kendini savunma, iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme, duruşmada kullanılan dili anlamadığı veya konuşamadığı takdirde bir tercüman yardımından para ödenmeksizin yararlanması haklarını güvence altına almıştır. Buna bağlı olarak kovuşturma aşamasında;
– Genel kural, sanığın duruşmada hazır bulundurulmasıdır. Bu hak ciddi nedenlere dayalı olarak mahkeme kararı ile sınırlandırılabilir.
– İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması, açık kabulüne dayalı olmalıdır.
Somut olayda, sanık müdafiinin sanığın tutuklu bulunduğu ceza evinden getirtilerek, bozma sonrası yapılan duruşmada bizzat hazır bulundurulması hususunda talepte bulunması karşısında, mahkemece bu taleple ilgili bir değerlendirme yapılmaksızın, SEGBİS sistemi aracılığıyla sanığın duruşmaya katılımın sağlanması ve ayrıca sanık müdafii tarafından esas hakkında savunma yapmak için süre istenmesine rağmen, daha önce savunma yapıldığı gerekçe gösterilerek talebin reddi ile yargılamaya devam edilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2)Canavarca hisle öldürme; içgüdüsel bir tatmin amacıyla, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme olup, eziyet çektirerek öldürme ise ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olup sanığın öldürme kastının yanında işkence ya da eziyet çektirme kastının da bulunması gerektiği, kabule göre ise somut olayda sanığın tek bıçak darbesi ile maktulün boynunu, kulak arkasına ve enseye doğru 31 cm derinliğinde kafası kopma aşamasına gelecek derecede kesmesi durumunun tek başına eylemin canavarca hisle gerçekleştirildiği konusunda yeterli görülemeyeceğinden, sanık hakkında TCK sadece 82/1-d ile uygulama yapılması gerekirken, aynı yasanın 82/1-b maddesinin de uygulanması,
3)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı katılan sıfatı ve vekil ile temsil edilmesine rağmen, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 20/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
20/05/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’in yokluğunda 09/07/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.