Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/3423 E. 2021/11422 K. 29.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3423
KARAR NO : 2021/11422
KARAR TARİHİ : 29.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUK : …
ÖLDÜRÜLEN : …
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : 1) Sanık … hakkında;
Sanığın …’ü kasten öldürmeye yardım suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
2) Sanık … hakkında;
Sanığın …’ü kasten öldürme suçundan CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
3) Suça sürüklenen çocuk … hakkında;
Suça sürüklenen çocuğun …’ü olası kastla öldürme suçundan TCK’nin 81, 21/2, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk … müdafii, katılan … vekili, o yer Cumhuriyet savcısı

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan … vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık hakkında kasten öldürme suçundan elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınıp beraatine hükmedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün istem gibi ONANMASINA
2) Suça sürüklenen çocuk … olası kastla öldürme suçundan kurulan mahkumiyet ile sanık … hakkında kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin, katılan … vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Suça sürüklenen çocuk hakkında başka suçlar nedeniyle 14.9.2010 tarihinde hazırlanan sosyal inceleme raporunda “zihinsel gelişiminin yaşıtlarından geri olduğu bu nedenle de suç açısından olgunlaşmışlık seviyesinde olmadığının düşünüldüğünün” belirtildiği, yine … Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 25.12.2013 tarihli raporda “aynı gün yapılan muayenesinde raporunda hafif düzeyde zeka geriliği bulguları mevcut olup 08.04.2012 tarihide işlediği iddia olunan hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma suçunu algılama ve bu fiile ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olmadığının” belirtildiği, bu dosya ile ilgili alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının 18.08.2015 tarihli adli kurul raporunda da “suça sürüklenen çocuğun hafif dereceli zihinsel gerilik bulgu ve belirtilerinin olduğu, bu durumun ceza ehliyetini kısmen ortadan kaldırdığı” kanaatine varıldığı, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 04.11.2015 tarihli raporunda ise “donuk-normal mental kapasite tespit edildiği, 28.10.2015 tarihinde yapılan muayenesinde ceza sorumluluğunu müessir ve işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılamasını veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek mahiyet ve derecede herhangi bir zekâ geriliği ya da çocukluk dönemi psikopatolojisi saptanmadığının” belirtildiğinin anlaşılması karşısında, çelişkilerin giderilmesi, suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle ve halen 5237 sayılı TCK’nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığının bulunup bulunmadığının ve beyanlarına itibar edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi için suça sürüklenen çocuğun öncelikle Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinde müşahade altına alındıktan sonra Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulundan rapor alınması, raporlar arasında çelişki bulunduğu takdirde, Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken gözlem altına alınmaksızın yapılan muayene sonucu Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen rapor ile yetinilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Kabule görede, tanık …’ın beyanlarında olay günü maktul … ile yolda karşılaştıklarını, ayak üstü kısa süre sohbet ettikten sonra ayrılırlarken suça sürüklenen çocuk …’un maktul …’i çağırdığını, …’in de olay yeri olan yıkık gecekonduya doğru gittiğini gördüğünü, sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’un da yıkık gecekonduya girdiklerini, kısa süre sonra bir tüfek patlaması duyduğunu, 1-2 adım attıktan sonra bir el tüfek sesi daha duyduğunu, …’un dizlerine vurarak … öldü şeklinde söylediğini duyduğunu, maktul …’in kafasından vurulmuş olduğunu gördüğünü kimin ateş ettiğini görmediğini, maktulün yanına vardığında … ve …’un cesedin yanında olduklarını ancak ellerinde tüfek görmediğini tüfeklerden birisinin pompalı tüfek olduğunu tahmin ettiğini, patlama sesi ile ağaçların yapraklarının döküldüğünü, sanık …’un maktul …’i ilk çağırdığı sırada yıkık gecekonduya giderken …’un elinde bir tüfek gördüğünü, …’ın elinde tüfek görmediğini, sigara içer vaziyette dikildiğini gördüğünü, patlamalardan sonra olay yerine gittiğinde tüfek görmediğini ifade etmesi, olay yerine ilk giden tanık …’ın beyanında olaydan önce maktul … ile eşi …’in dışarda karşılaştıklarını, kısa bir konuşma yaptıklarını, …’in aşağı doğru olayın meydana geldiği yere gittiğini kısa süre sonra 3 veya 4 el silah sesinden sonra evinin ikinci katından …’un elinde tüfek olduğunu elindeki tüfekle de hareket yaptığını bizzat gördüğünü, tüfeği iki elinde sallıyor gibi hareket yaptığını, daha sonra evden çıkıp olay mahalline doğru gittiğinde sanık …’ın elinde de bir tüfek, suça sürüklenen çocuk …’un elinde beyaz bir tabanca olduğunu gördüğünü, …’un …’i vurdular, …’i vurdular şeklinde konuştuğunu, ısrarla kim vurdu diye sormasına rağmen cevap vermediğini ifade etmesi, tanık …’nin de beyanında iki defa patlama sesi duyduğunu, dışarıya çıktığında komşuların o tarafa doğru koşarken suça sürüklenen çocuk …’un …’i vurdular diye bağırdığını, sanık …’ın maktulun ayak ucunda dikilirken gördüğünü beyan etmesi, maktulün babası olan katılan …’ın beyanında olaydan 2-3 gün önce oğlu ile …’ın tartışmış olduklarını ve …’ın oğluna seni öldüreceğim dediğini mahalleden duyduğunu ifade etmesi, suça sürüklenen çocuğun ilk ifadesinde olayı taksirle işlediği yönünde savunmada bulunmuş ise de görevsizlik kararı veren çocuk mahkemesinde, birleştirilen çocuk ağır ceza mahkemesinde ve mevcut dosyadaki beyanlarında, sanık … ile maktul …’in karşılıklı esrar çekiyorken birden tartışmaya ve akabinde vuruşmaya başladıklarını, …’ın …’e gücü yetmeyince kendisine tüfeği getirmesini söylediğini, kendisinin de yan tarafta bulunan sanık …’dan alıp iki tane tüfek getirdiğini, tüfeklerden birini …’a verdiğini, kendisinde kalan tüfekle bir el havaya ateş ettiğini, …’ın da aldığı tüfeği …’e doğrultup ateş ettiğinde …’in yere yığıldığını, sanık …’ın kendisini ailesini öldürmekle tehdit ettiği için suçu üzerine aldığını ifade etmesi, sanık …’ın beyanında olay günü … ile karşılaştıklarında esrar içmeye karar verdiklerini, beraber gidip esrar aldıklarını, boş gecekonduya gittiklerini, bir süre sonra …’ın geldiğini, 5 dakika sonra da … isimli bir şahsın geldiğini, bu şahsın …’dan bonzai türü madde istediğini, …’un da parasız vermeyeceğini söylemesi nedeni ile bu şahsın …’a vurduğunu, kendisinin müdahale etmesi üzerine kendisine de vurulduğunu, bu sırada …’ın da evlerinin önünde kuş uçurduğunu, …’un onun yanına gidip iki tüfek alıp geldiğini, tüfeklerden biri eski olduğu için denemek için yere doğru ateş ettiğini, daha sonra kaldırıp bir yere sakladığını, …’un elindeki tüfeği havaya doğrultmuş vaziyette ateş edeyim mi diye sorduğunu, ateş etme demesine rağmen bir süre sonra silah patladığını, …’in sol gözünden vurulduğunu ifade etmesi, ayrıca sanık …’ın olay yerinden ayrılıp saatler sonra karakola gitmesi, suça sürüklenen çocuk …’un …’i vurdular şeklinde söylemleri karşısında olay yerinde ikisinden başka kimse olmadığı halde sanık …’ın herhangi bir tepki göstermemesi, suça sürüklenen çocuk …’un sanık …’a iftira atmasını gerektirecek bir husumet bulunmaması karşısında, maktulün ölümüne neden olan atışın sanık … tarafından yapıldığı, suça sürüklenen çocuk …’un da sanık …’a silah getirmek suretiyle yardım ettiği sabit olduğundan, sanık …’ın kasten öldürme suçundan, suça sürüklenen çocuk …’un TCK 39/1. maddesi gereğince kasten öldürmeye yardım suçundan mahkumiyetleri gerektiği halde, yazılı şekilde suça sürüklenen çocuk hakkında olası kastla öldürmekten mahkumiyet, sanık … hakkında beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin, katılan … vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 29.06.2021 gününde oy birliği ile karar verildi.
29/06/2021 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı …’nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat …’nın yokluğunda 01/07/2021 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.