Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/3817 E. 2021/11208 K. 25.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3817
KARAR NO : 2021/11208
KARAR TARİHİ : 25.06.2021

(KANUN YARARINA BOZMA)

Nitelikli hırsızlık, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 35, 116/4, 119/1-c, 151, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 13 ay 15 gün ve 1 yıl 6 ay hapis ile 2.000,00 Türk lirası adlî para cezaları cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin 26/04/2017 tarihli ve 2016/148 esas, 2017/97 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında, “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağı hüküm altına alınmış ise de; sanığın belirli sürelerle denetime tabi tutulmasını öngörmesi, adli sicile işlenmese dahi kendisine mahsus bir sisteme kaydedilmesi, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmesi, yine müsadere, yargılama giderleri ve bu kapsamda vekâlet ücretinin sanığa yüklenmesi bakımından hukuki etkilerinin bulunması nedenleriyle bu karar, esasında kesin bir hükmün bir kısım hukuki sonuçlarını doğurmaktadır. Bu bağlamda temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği kabul edilmelidir.” şeklinde belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların kanun yararına bozmaya konu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki redde yönelik istikrarlı savunmaları ile olay anını gösterir kamera görüntülerinde suça sürüklenen çocuğun yer aldığına dair kayıt olmaması ve bu yönde her hangi bir teşhisin de bulunmaması karşısında, söz konusu suçlara suça sürüklenen çocuğun iştirak ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde,
Kabule göre de;
1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesindeki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş olan suça sürüklenen çocuğa baro tarafından zorunlu müdafii atanmasının istenmesi gerekirken, sanığın sorgusunun müdafii olmaksızın yapılıp savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde,
2-Dosya arasında bulunan nüfus kayıt örneğine göre, 18/03/1998 doğumlu olup suçun işlendiği 24/11/2014 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30/10/2019 gün ve 94660652-105-16-7994-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Dava konusu eylemler için mahkeme kararındaki kanuni nitelendirmeye ve uygulanan kanun maddelerine göre; mahkemece nitelikli hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığını ihlal, mala zarar verme suçlarından kurulan ve CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen karara yönelik kanun yararına bozma isteminin mahiyeti nazara alındığında incelenmesi 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile değişik 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesi ve Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 31.01.2019 tarih ve 30672 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 30.01.2019 tarih ve 2019/1 sayılı kararı uyarınca Yüksek Yargıtay 2.Ceza Dairesine ait bulunduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE ve dosyanın ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, 25/06/2021gününde oybirliğiyle karar verildi.