YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3992
KARAR NO : 2021/10499
KARAR TARİHİ : 14.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
MAKTUL : …
MÜŞTEKİLER : …, …, …
SUÇ : Nitelikli Kasten Öldürme
HÜKÜM : Sanık hakkında; 5237 sayılı 82/1-d, 53 maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli Mahkemece bozma üzerine verilen kararın yapılan incelenmesinde;
Gereği düşünüldü:
Sanık müdafii tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, sanık müdafinin belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanık …’ın maktul …’ya karşı kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin ve takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin cezai ehliyete, eksik incelemeye, haksız tahrike yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, katılan Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirmesi karşısında lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi, kanuna aykırı ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK’un 322. maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının mahsus bölümüne “hüküm tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 5.450 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak kendisini vekille temsil ettiren Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na ödenmesine” ibaresinin eklenmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, 14/06/2021 gününde Üye …’in dosyada maktule ait HTS kayıtlarının getirtilip TCK 29. madde kapsamında haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmesi gerekir iken eksik inceleme ile hüküm kurulduğundan bozma yapılması gerekçesi ve oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Sanık hakkında eşi olan maktuleyi kasten öldürdüğü sübuta eren dosya da TCK 29.madde kapsamında sanık lehine haksız tahrik indirimi yapılması gerekip gerekmediğinin takdiri için gerekli araştırma yapılmadığından yerel mahkemenin kararının eksik araştırma ile hüküm kurduğundan bahisle bozulması gerekir iken onanmasına dair dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Şöyleki;
Dosyaya göre sanık resmi nikahlı eşini boğmak sureti ile öldürdüğü sabittir.
Olaydan sonra sanığın bıraktığı anlaşılan kağıtta “Benim ufak bir işim var sonra teslim olucam, istediğiniz oldumu. Namusum için yaptım. Beni hep dışladınız, 35 sene boşa yaşadım, önce yuvam yıkıldı, çocuklarımı kaybettim, şimdide kaderime gidiyorum, hepiniz benim gibi olursunuz inşallah” ibarelerini yazdığı;
Sanığın kollukta verdiği ilk ifadesinde; eşinin telefon ile saatlerce banyo da veya yatak odasında birileriyle mesajlaştığını sorduğunda kendisine kötü sözler söylediğini, olay günü de Esenler Metrosu civarında bir erkekle elele yürürken gördüğünü kendisine sorunca maktulün yine kendisini tersleyip hakaret ettiğini bğırıp çağırdığını söylemiştir.
Sanık müdafii yerel mahkemedeki ilk duruşmada maktule ait HTS kayıtlarının haksız tahrikin araştırılması yönünden getirtilmesini istemiş ise de yerel mahkeme maktulün telefononun imaj kayıtlarının dosyada olduğunu ayrıca HTS kayıtlarının getirtilmesinin gerekmediğini belirterek bu talebi reddetmiştir.
Dosyada tanık olarak dinlenen … beyanında maktulenin evliliğinden önce ve sonra görüştüğü Pakistanlı bir şahıs olduğunu, kendisinin maktule ile aynı işyerinde çalıştığını maktulenin Pakistanli şahıs gelince işyerinden dışarı çıkarak onunla görüştüğünü enson olaydan iki gün öncede aynı şahsın iş yerine gelerek maktule ile görüştüğünü söylemiştir.
Sanık müdafii maktulün sanıkla evli olduğu halde başka bir erkekle elele gezdiğini görmesi, telefonla başkaları ile uzun uzun görüşmeler yapmasından olumsuz etkilenerek eşinin kendisini aldattığını düşünerek haksız tahrik altında suçu işlediğini ve bu hususun tesbiti için maktulün telefonuna ait HTS kayıtlarının getirtilmesini istemiş ise de yerel mahkeme bu talebi reddetmiş, gerekçeli kararında haksız tahriki niçin uygulamadığını izah ederken savunma aşamasında istendiği halde HTS kayıtlarının getirtilmemesi ve maktulün başka erkekler ile rutin dışında (haksız tahrik oluşturabilecek boyutta) bir görüşmesinin olup olmadığının tesbit edilmemesi (maktulün imaj kaydının bir kısmı dosyada olup incelemeye yeterli değildir kaldıki silinen mesajların ve aramaların olup olmadığı da imaj olmakla anlaşılamamış ve bu imaj bilirkişiye gönderilerek savunma kapsamında rapor dahi alınmamıştır.) savunma hakkının kısıtlanmasıdır.
Ceza yargılamasında mahkeme yargılama aşamasında maddi gerçeğe ulaşabilmek amacıyla talep olmasa dahi gerekli tüm araştırmaları yapmakla yükümlü olduğu, sanık müdafii tarafından ilk duruşmada savunma hakkı kapsamında maktulün HTS kayıtlarının getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılıp rapor alınması istendiği halde hem bu talebi reddedip hemde haksız tahrik hükümlerinin sanık hakkında uygulanmamasının bozmayı gerektirdiğini düşündüğümden yerel mahkeme kararını onaylayan dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.