YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1240
KARAR NO : 2021/2566
KARAR TARİHİ : 26.02.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Silahlı terör örgütü (PKK/KCK) üyesi olmak suçundan Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan …’ın, suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak eylemi sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-l maddesi uyarınca 11 gün hücre cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 18/12/2007 tarihli ve 2007/169 sayılı disiplin cezasının onanmasına ilişkin Bolu İnfaz Hâkimliğinin 31/12/2007 tarihli ve 2007/428 esas, 2007/432 karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 18/01/2008 tarihli ve 2008/106 müteferrik sayılı kararı ile ilgili olarak;
1)Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 31/08/2006 tarihli ve 2006/10881 esas, 2006/9823 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 48/3-a maddesi 1. cümlesinde yer alan “Hücreye koyma cezasının infazına, infaz hakiminin onayı ile başlanır.” şeklindeki düzenlemenin kesinleşmiş hücre cezaları için geçerli olduğu, anılan Kanun’un 52. maddesi yollamasıyla disiplin cezalarına karşı şikayet ve itiraz durumunda 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı, keza anılan Kanun’un 5. maddesinde işlem veya faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde şikayet yoluyla infaz hakimliğine başvurulabileceği, bu karara karşı da tebliğinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz yoluna gidilebileceği şeklindeki düzenleme karşısında, söz konusu hücreye koyma cezasına karşı 15 günlük şikayet süresi beklenmeden, kararın henüz kesinleşmediği bir dönemde, merciin onayına sunulamayacağı nazara alındığında, hükümlü hakkındaki hücreye koyma cezasının onanmasına ilişkin talebin usul yönünden reddi gerekirken, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesinde,
2)Kabule göre de, hükümlünün 10/12/2007 tarihli Bolu Cezaevi Müdürlüğüne gönderdiği dilekçesinin, terör örgütü elebaşısı …’ı övücü nitelikte ifadeler içermesi nedeniyle terör örgütü propagandası yaptığından bahisle hakkında hücre disiplin cezası kararı verilmiş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08/05/2017 tarihli ve 2017/420 esas, 2017/1489 karar sayılı ilâmı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2010/8911 esas, 2012/5154 karar sayılı ilâmında, “Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçe ile yargı mercilerince yapılan soruşturmalara tepki olarak ‘Ben de sayın Öcalan diyorum ve bu suçu işleyip kendimi ihbar ediyorum’ şeklinde kanaatini açıklamaktan ibaret eylemde suç ve suçluyu övme suçunun yasal unsurlarının bulunmadığı” yönünde karar verildiği, ayrıca resmi kurumlara gereğinin yapılması için yazılan dilekçelerin aleniyet unsuru taşımadığı, bu itibarla eylemin terör örgütü propagandası niteliğinde kabul edilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 25/02/2020 gün ve 94660652-105-14-1587-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 18/01/2008 tarihli ve 2008/106 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.