Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/2191 E. 2021/1519 K. 17.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2191
KARAR NO : 2021/1519
KARAR TARİHİ : 17.02.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : 1) Sanık hakkında mağdura yönelik kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine dair Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.09.2019 tarihli ve 2019/172E-2019/283K sayılı kararı
2) Sanık hakkında istinaf başvurusunun esastan reddine dair Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/4576E-2019/2848K sayılı kararı

TÜRK MİLLETİ ADINA

Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 2019/4576E-2019/2848K sayılı kararının sanık müdafii tarafından CMK’nin 291 ve 296/2. maddelerinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya re’sen duruşma yoluyla yapar” ibaresi 24.12.2017 tarihli ve 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ile “uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir” şeklinde değiştirildiğinden, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmüştür.
Sanığın akıl hastası olup olmadığı hususu ile ilgili olarak dosya arasında bulunan, Atatürk Üniversitesi Sağlık Araştırma Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalının 16.08.2016 tarihli poliklinik kartında “Bipolar duygulanım bozukluğu tanısı ile askerliği ertesi yıla bırakma” kararının verilmesi uygun görüldüğüne dair yazısı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin 30.11.2016 tarihli sağlık kurul raporunda ”Muayene yapan sağlık kurulu; Iğdır Devlet Hastanesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları: yaklaşık 5 yıllık hastalık öyküsü mevcut, Bipolar Affektif Bozukluk tanısı ile hastanemizde takipli, …Askerlik yapmaya elverişli değildir. Tanı; Bipolar Duygulanım Bozukluğu” şeklindeki raporu, Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 25.10.2017 tarihli “Bipolar Afektif Bozukluk+Disosyal Kişilik Bozukluğu tanısı” raporu, Iğdır Devlet Hastanesinin 01.02.2017 tarihli engelli sağlık kurulunun “Bipolar Duygulanım Bozukluğu tanısı ile engel durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %40 olduğu, gece nöbeti gerektiren işlerde çalışamayacağı” şeklindeki raporu, Atatürk Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkez Müdürlüğü Psikiyatri Anabilim Dalının 09.05.2017 tarihli poliklinik kontrol kartında yer alan bipolar affektif bozukluk, depresif epizod, şizofreni ön tanılarına dair yazısı, Iğdır Devlet Hastanesinin; 31.07.2017 tarihli Bipolar Duygulanım Bozukluğu tanısı, 03.07.2017 tarihli “Şizoaffektif Bozukluklar” tanısı, 08.06.2017 tarihli “Bipolar Duygulanım Bozukluğu” tanısı, 30.05.2017 tarihli “Şizoaffektif Bozukluklar” tanısı, 24.05.2017, 08.05.2017, 27.04.2017, 27.03.2017, 17.02.2017, 30.11.2016, 15.08.2016, 27.07.2016, 01.07.2016, 02.06.2016, 23.05.2016, 06.04.2016, 09.03.2016, 31.08.2015, 24.07.2015, 18.05.2015, 30.04.2015, 07.04.2015, 02.04.2015, 29.09.2014, 08.08.2014, 18.02.2014, tarihlerinde “Bipolar Duygulanım Bozukluğu” tanısı ile, 21.07.2014 tarihinde “Anksiyete Bozuklukları tanısı” ile, 30.01.2013, 25.01.2013, 13.08.2012, 22.08.2008 tarihinde “Depresif Nöbet” tanısı ile, 16.01.2008 tarihinde “Psikotik belirtili ağır Depresif nöbet, 02.10.2008, 26.12.2007 tarihinde “depresif nöbet” tanısı ile muayene olduğuna dair tetkik raporlarının bulunmasına rağmen Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 30.11.2018 tarihli raporu ile Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesinin 10.10.2018 tarihli raporlarında sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunun belirtilmesi karşısında, çelişkinin giderilmesi bakımından;
Sanığın Adli Tıp Kurumu Üst Kuruluna gönderilerek, gerekirse sanığın muayenesi de yapıldıktan sonra TCK’nin 32. maddesi yönünden rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Usul ve yasaya aykırı olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının bozulması yerine yazılı şekilde, CMK’nin 280/1.a maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin cezai ehliyete yönelen temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin
07.11.2019 tarihli ve 2019/4576E-2019/2848K sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine dair” kararının, tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile temyiz incelemesi dışında tutuklulukta geçen süre gözetilerek, sanık müdafilerinin tahliye taleplerinin reddine,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/1. maddesi gereğince Iğdır 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17/02/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.