YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2430
KARAR NO : 2021/8170
KARAR TARİHİ : 17.05.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ :Nitelikli kasten öldürme
HÜKÜM :1) Sanık hakkında kardeşi kasten öldürme suçundan TCK’nin 82/1-d,29,62. maddeleri gereğince 18 yıl 4 ay hapis cezasıyla mahkumiyetine dair; … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2019 gün ve 2018/433 Esas ve 2019/90 Karar sayılı kararı
2) İstinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle sanığın kardeşi kasten öldürme suçundan TCK’nin 82/1-d,62. maddeleri gereğince müebbet hapis cezasıyla mahkumiyetine dair; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.01.2020 gün ve 2019/1322 Esas ve 2020/92 Karar sayılı kararı
TÜRK MİLLETİ ADINA
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.01.2020 gün ve 2019/1322 Esas ve 2020/92 Karar sayılı kararının sanık ve sanık müdafii ile kurum vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında; maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan … 1. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafii ve kurum vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan TCK’nin 82/1-d, 62. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 27.01.2020 gün ve 2019/1322 Esas ve 2020/92 Karar sayılı kararında bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanığın ceza miktarına, sanık müdafiinin delillerin değerlendirilmesinde hata edildiğine, meşru savunma koşullarının varlığına, TCK’nın 27. Maddesinin uygulanması gerektiğine, kurum vekilinin takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle,
Ancak;
Maktul … ile sanık …’un öz kardeş oldukları, anneleri …, kardeşi tanık … ve maktül …’in eşi … ile birlikte aynı evde ikamet ettikleri, olay tarihinde sanık … ve maktulün dışarıda birlikte alkol aldıkları ve önce maktulün daha sonra sanık …’un eve geldiği, evde sanık ile maktul arasında tam olarak tespit edilemeyen bir nedenle tartışma çıktığı ve tartışmanın evin dışında sokakta devam ettiği, olay yerinde bulunan ve tarafların kardeşi olan tanık …’ın ilk beyanını değiştirdiği, olay yerinde bulunan anne … ile ölen …’nin eşi …’nın soruşturma aşamasında beyanlarının alınmadığı kovuşturma aşamasındaki beyanlarında ise tarafların aralarında tartıştıkları ve maktulün elinde sopa bulunduğunu beyan ettikleri olayda, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğine dair tarafsız tanık ve delil bulunmadığı, Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih 2002/4-238 Esas ve 2002/367 Karar sayılı kararı gereğince bu durumda haksız tahrik yönünden oluşan şüphenin sanık lehine yorumlanarak sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle TCK’nın 29. madde gereğince 18 ile 24 arasında asgari oranda indirim yapılarak üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2.maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2. maddesi gereğince “ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine, Yargıtay kararının bir örneğinin ise “… 1. Ağır Ceza Mahkemesine” gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.