YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2754
KARAR NO : 2021/10340
KARAR TARİHİ : 10.06.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
MAKTUL : …
KATILANLAR : …
SUÇLAR : Kasten Öldürme, Kasten Öldürmeye Yardım Etme
HÜKÜM : 1-Sanık … hakkında, maktul …’i kasten öldürmek suçu nedeniyle … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10/09/2019 tarih 2019/330 Esas, 2019/430 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 81/1, 62, 53/1-2-3, 63, 54/1 maddeleri gereğince 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye ilişkin hükme yönelik istinaf başvurularının … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 17/01/2020 gün ve 2019/3967 Esas 2020/136 Karar sayılı kararı ile esastan reddine dair kararı.
2- Sanık … hakkında, maktul …’i kasten öldürmeye iştirak suçu nedeniyle … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 10/09/2019 tarih 2019/330 Esas, 2019/430 Karar sayılı kararı ile TCK’nın 81/1, 39/2-c maddesi delaletiyle 39/1, 62, 53/1-2-3, 63 maddeleri gereğince 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik istinaf başvurularının … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 17/01/2020 gün ve 2019/3967 Esas 2020/136 Karar sayılı kararı ile esastan reddine dair kararı.
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık … müdafii, katılanlar … ve … vekilleri
TÜRK MİLLETİ ADINA
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nin 17/01/2020 gün ve 2019/3967 Esas, 2020/136 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafiileri ve katılanlar vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar … ve … müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca ayrı ayrı reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’nce sanık … hakkında verilen TCK’nın 81, 62, 53 maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve diğer sanık … hakkında verilen TCK’nın 81, 39/2-c, 62, 53 maddeleri gereği 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair kararında bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmediğinden sanık … müdafiinin, iştirak iradesinin bulunmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine; sanık … müdafiinin suç vasfına, öldürme kastı bulunmadığına; katılanlar vekilinin sanık … yönünden asli fail sıfatı ile cezalandırılması gerektiğine, ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddine,
Ancak;
Kabule ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklardan …’ın uzaktan akrabası olan maktul …’a olay tarihinden yaklaşık 4 yıl evvel Denizbank nezdine bulunan mevduatının bloke olduğundan bahisle parasını geri alabilmesi için 3.000 TL borç para verdiği, daha sonra da kendi beyanı doğrultusunda çoğunluğu elden ve muhtelif tarihlerde olmak üzere 15.000, 7.000, 5.000, 30.000 TL borç para verdiği ayrıca diğer sanık …’dan da maktule vermek için borç para aldığı, sanık …’ın, … ile maktulü tanıştırmasından sonra her iki sanığın birlikte maktule borç para vermeyi sürdürdükleri, maktulün ödeme niyeti olmamasına rağmen daha önce almış olduğu paraları da birlikte ödeyeceğini söyleyerek her iki sanığı kandırdığı, alacaklarının tamamını maktulden tahsil edebilmek amacıyla sanıkların borç para vermeye devam ettikleri, maktulün sanıklara olan borcundan yakın çevresi ve ailesinin de haberdar olduğu, maktulün babası katılan …’in kollukta alınan 16/04/2019 tarihli beyanında; … isimli kişinin, oğlunun borçlarına karşılık kendisine senet imzalattığını, senedi ödemediğini, aleyhe icra takip işlemi başlatıldığını, sanıklar … ve …’ın da zaman zaman kendisinin ikametine gelerek oğlunun borç aldığı paraları istediklerini, bu olay nedeniyle de kendilerinden şikayetçi olduğunu beyan ettiği,
maktulün …’dan da borç alarak ödememesi üzerine birikmiş borçlarına karşılık …’ın maktul ile 630.000 TL bedelli kambiyo senedi düzenlediği, senette diğer sanık …’ın ise kefil olarak gösterildiği, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine ilk etapta sanık …’ın icra takibi başlattığı, ancak daha sonra aynı borca istinaden taahhüdü ihlal nedeniyle ceza infaz kurumunda bulunan maktulun şikayetten vazgeçilmesi halinde borcunu temin edebileceğini söylemesi üzerine şikayetten vazgeçme nedeniyle tahliye edildiği, cezaevinden çıkan maktulün borcunu ödemeden izini kaybettirdiği, suç tarihinde maktulün halasının evinde gizlenmekte olduğunu tespit eden sanık …’ın aynı gün tek kırma tabir edilen tüfek satın aldıktan sonra sanık …’ın sevk ve idaresindeki araç ile ikametin önüne gelerek telefonla konuşmakta olan maktule ateş edip iç organ ve büyük damar yaralanması nedeniyle ölümüne sebebiyet verdiği olayda;
Sanıklar ile maktül arasında hukuki nitelikli borç ilişkisinin, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına neden oluşturmayacağı ancak olayın seyri ve gelişimi gözetildiğinde her iki sanıktan muhtelif tarihlerde keşide tarihi itibariyle az sayılamayacak miktarlarda borç para alarak bu borçlarını uzun süre ödemeyen hatta parayı kurtarmak bahanesi ile yüklü miktarda yeni borçlar alarak para istemekteki ısrarını sürdüren, olay günü dahi alacağını talep için kendisini cep telefonu ile arayan sanık …’dan fonları bozduracağından bahisle paraya ihtiyacı olduğunu beyan ederek bir kez daha borç isteyen, 4 yıllık süre zarfında kısmi dahi borcu ifa teşebbüsünde bulunmayan bunun tam aksine sanıklardan kaçıp gizlenerek baştan beri ödememe niyetini de açıkça ortaya koyan bu suretle izah edildiği şekilde sanıklara yönelik haksız eylemleri dosya içeriğinden de belirlenebilen maktulden kaynaklanan haksız davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak sanıklar lehine ayrı ayrı asgari seviyede haksız tahrik indirim yapılması yerine TCK’nin 29. maddeleri uygulanmayarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup; sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye aykırı şekilde BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-a maddesi gereğince “… 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne , Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/06/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.