Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/2801 E. 2021/9976 K. 07.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2801
KARAR NO : 2021/9976
KARAR TARİHİ : 07.06.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
MAKTUL : …
KATILANLAR : …, …
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : 1- İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/05/2019 gün ve 2018/339 Esas ve 2019/220 Karar sayılı kararı:
a- Sanıklar …, … ve …’in maktulü kasten öldürme suçundan TCK’nın 37/1, 81/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmaları,
b- Sanık …’in maktulü kasten öldürme suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatı,
2- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi: İstinaf başvurularının esastan reddi.
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, katılanlar … ve … vekili

TÜRK MİLLETİ ADINA

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 22/01/2020 gün ve 2019/1472 Esas, 2020/85 sayılı kararının sanıklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulmasına rağmen İstinaf Mahkemesi tarafından bu hususta hüküm kurulmamış ise de, her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanıklar … ve … müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE karar verilmiştir.
Sanıklar …, …, … hakkında maktul …’e yönelik kasten öldürme suçundan TCK’nın 81 ve 62. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik olarak sanıklar müdafileri ile katılanlar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanık … müdafiinin, sanığın suça iştirak etmediğine, öldürme kastı olmadığına, sanığın en fazla yardım eden olarak cezalandırılabileceğine, haksız tahrik bulunduğuna, sanık … müdafiinin, meşru müdafaaya, suçun taksirle işlendiğine, haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine, sanık … müdafiinin, eksik incelemeye, sanığın suça iştirak etmediğine, katılanlar vekilinin, beraat kararının hatalı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, sanık … hakkında tayin olunan ceza miktarı ile tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık … müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 07/06/2021 gününde, Üye …’in sanık … yönünden beraat kararı verilmesi gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Maktul …’ın kasten öldürüldüğü sabit olan dosyada müsnet suçun sanıklar … ve … tarafından işlendiği sabit olup sanık …’in bu suçu işlediğine dair dosyada delil olmayıp şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık …’in beraatine karar verilmesi gerekir iken sanık …’in bu suçtan cezalandırılmasına dair yerel mahkeme ve İstanbul BAM kararını onalayan Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Şöyle ki;
Şüpheden sanık yararlanır ilkesi Evrensel bir ilke olup iddia sahibi iddiasını ispatla mükellefdir şeklinde de izah edilebilir.
Dosya kapsamındaki tüm deliller bu delillere göre tanzim olunan iddianame, sanık … hakkındaki mahkumiyet gerekçesi irdelendiğinde, sanık …’in üzerine atılı suçu işlediğini gösterir her türlü şüpheden arınmış delil bulunmadığı, tam tersine, maktulün öldürüldüğü, ona ait kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’in bu eyleme katılmadığı, olay anında orada olmadığı sabit olmakla, müsnet suçtan beraat etmesi gerektiğini, sanık …’e bu suçu işlemediğini ispat etme mecburiyetinin yüklenemeyeceğini düşünmekteyim.
Yargılamayı yapan yerel mahkeme gerekçeli kararın 16 sayfasında olay yerindeki kamera kayıtlarından bahsederek sanıklar …, … ve …’ın beraber alkol alıp gezerlerken maktul … ile karşılaştıklarını, konuştuklarını, ani ortaya çıkan kastla …’in bıçakla, …’ın tabanca ile maktule ateş edip oradan birlikte kaçtıklarını tespit etmiş ve gerekçesinde aynen işlemiştir.
Yerel mahkemenin bahsettiği kamera kayıtları çok nettir. İki kişinin bir kişiyi darp ettikleri yani olayda sadece iki sanığın maktule saldırdığı yere düşen maktulü defalarca bıçakladıkları ve silahla ateş ettikleri sonra da iki sanığın (… ve …) aynı istikamete kaçtıkları sabittir. (Haseki Tillo Eczanesi Görüntüleri dosyadadır) Kaçan bu iki kişiden … bu sokak üzerinde yakalanmış, …’in kullandığı kanlı bıçak da bu sokak üzerinde yerde bulunmuştur. Aynı sokaktan kaçan …’ın ise tramvay demirlerinden atladığı için yakalanamadığı tutanakla sabittir.
Olay öncesinde sanıklarla beraber olduğu ancak kamera kayıtlarına göre olaydan hemen sonra oradan kaçarak uzaklaşırken Yusufpaşa Ecza Deposunun kameralarında görülen …’in ise diğer iki sanıktan farklı bir sokağa girerek koştuğu görülmektedir.
Maktulü darp eden kişilerin (2 kişi) olay sırasındaki kıyafetleri ile sanık …’in kıyafetleri tamamen farklıdır. (Diğer iki sanıkta pantolon, …’de ise bermuda şort olduğu görülmektedir)
Olay yerini gören kameranın açısına göre maktulün vurulduğu yeri ve geniş olarak çevresini gördüğü, sanık …’in bu görüntüye hiç girmediği, diğer iki sanıktan farklı bir yere doğru oradan koşarak uzaklaştığı halde bu sanığın da maktulün öldürülmesi fiili üzerinde ne yapmak sureti ile hakimiyet kurduğu anlaşılamamıştır.
Olay yaklaşık gece saat: 02.51 sularında gerçekleşmiş olup bu olaydan 25 dakika sonra 03.14 sularında sanık …’in sanık … ile telefon görüşmesi yapmış olması veya olaydan 12 gün sonra beraat eden sanık … ile yasal yollardan ülkeden çıkış yapmak isterken Habur Sınır Kapısından çıkarken yakalanmasının aleyhde delil olamayacağı, suç işleyen kişinin 11 gün ülkede kalıp sonra da Türkiye’den yasal olarak çıkmak yerine olaydan hemen sonra kaçak olarak ülkeyi terk etmesinin bekleneceği tarafımızdan değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamından sanıklar …, … ve …’in olay öncesi birlikte alkol aldıkları, maktul ile karşılaştıkları, sanıklar … ve …’ın ani bir kararla maktulü bıçak ve tabanca ile vurarak öldürdükleri, sanık …’in bu suça karıştığına dair hiçbir maddi delilin bulunmadığı, buna rağmen sanık …’in mahkumiyet kararının dosya kapsamı ve hukukun kabul edilen evrensel ilkeleri ile uyuşmadığını, hiç kimseye suçsuzluğunu sen ispat et şeklinde bir yükümlülük yüklenemeyeceğini bu nedenlerle sanık …’in beraati gerekirken mahkumiyetine dair kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.