YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3320
KARAR NO : 2021/7972
KARAR TARİHİ : 30.04.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
… Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan …’nın, özel izne ayrılma talebinin reddine ilişkin anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 23/11/2018 tarihli ve 2018/11663 sayılı kararına yönelik şikâyetin reddine dair … İnfaz Hâkimliğinin 30/11/2018 tarihli ve 2018/1922 esas, 2018/2007 karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve 2018/1992 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, … Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu tarafından; önceden almış olduğu izninden dönmeyerek firar ettiğinden bahisle 5275 sayılı Kanun’un 97/2. maddesi uyarınca hükümlünün, izne ayrılma talebinin reddine dair verilen karara karşı yapılan şikâyet ve itiraz başvurularının da sırasıyla … İnfaz Hâkimliği ve … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddine karar verilmiş ise de;
Somut olayda, hükümlünün daha önceki firar eyleminin 25/05/2016 tarihinde dönmesi gereken izinden dönmemesi sebebiyle gerçekleştiği, bu sırada … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli ve 2017/328 esas, 2017/493 sayılı kararı ile mahkûm olduğu hapis cezasını infaz etmekte olduğu, söz konusu cezanın 04/05/2018 tarihinde yerine getirilerek infazının tamamlandığı, somut olayda ise… Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/670 değişik iş sayılı içtima kararıyla toplanan 8 yıl 35 ay 15 gün hapis cezasını infaz etmekte olduğu, her ne kadar 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Özel İzin” başlıklı 95. maddesinde yer alan “(1) Açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazananlara, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini veya güçlendirmelerini ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak amacıyla kurum en üst amirinin önerisi ve Cumhuriyet Başsavcılığının onayı ile üç ayda bir, yol hariç üç güne kadar izin verilebilir.” şeklindeki ve 97. maddesinde yer alan “İzinden dönmeyen veya iki günden fazla bir süre geçtikten sonra dönen hükümlüler hakkında Türk Ceza Kanununun 292 nci ve izleyen maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (2) İzin süresini iki gün veya daha az bir süre geçiren hükümlüler hakkında disiplin işlemi yapılır. İzinli iken firar eden hükümlüye bir daha izin verilmez.” şeklindeki düzenlemelerde, firar eden hükümlüye sadece firarın gerçekleştiği infazın devamı süresince mi yoksa ömür boyu mu bir daha izin verilmeyeceğine dair bir açıklık bulunmuyor ise de, 5275 sayılı Kanun’un 14/4. maddesindeki “Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden kınamadan başka bir disiplin cezası alanlar… kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler” ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliğinin 13/2. maddesinde yer alan “Açık kurumda cezası infaz edilmekte iken ilk kez firar edip yakalanan ve hücreye koyma disiplin cezası verilmek suretiyle kapalı kuruma iade edilen hükümlüler, disiplin cezasının kaldırılmasından itibaren Yönetmelikte aranan diğer şartlara uyduğu ve bir daha firar etmeyeceği değerlendirildiği takdirde açık kuruma ayrılabilir.” şeklindeki hükümler, 5275 sayılı Kanun’un 97/2. maddesinde yer alan “İzinli iken firar eden hükümlüye bir daha izin verilmez” hükmü birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucu tarafından; kınama dışında bir disiplin cezası gerektiren eylemlerin, hücre cezasını gerektirmesi sebebiyle birincilerle aynı kategoride yer alan firar eyleminden tefrik edilmesinin ve firar eden hükümlünün, yeniden açık ceza infaz kurumuna alınsa bile infazı devam ederken bir daha izne ayrılmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, firar suçundan dolayı 5275 sayılı Kanun’un 44/3-ı maddesi uyarınca verilen hücreye koyma cezasının, aynı Kanun’un 48/4-f maddesi uyarınca infazdan itibaren 1 yıl geçmekle kaldırılacağının ve 48/3-b maddesinde ise disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işlemi yapılmayacağının düzenlendiği, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği de belirtilerek, söz konusu düzenleme ile hakederek tahliye edilmiş bir hükümlünün artık o infaz döneminde almış olduğu disiplin cezasını tamamlamasının gerekmediğinin anlaşıldığı, bu durumda 5275 sayılı Kanun’un, her infaz sürecini bihakkın tahliye tarihi ile sınırlı olarak ayrı ayrı değerlendirmeyi amaçladığı, kaldı ki şahısların işlemiş oldukları hapis ve adli para cezasını gerektiren suçların dahi belirli süreler geçtikten sonra tekerrüre esas alınamadığı ve adli sicil, arşiv kayıtlarının silindiği de nazara alındığında, daha hafif bir tedbir olan disiplin cezasının ömür boyu etkisini sürdüreceğini ileri sürmenin mümkün bulunmadığı ve hakkaniyete de uygun olmadığı cihetle, şikâyetin reddine dair İnfaz Hakimliği kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın ve izin talebinin reddine dair İdare ve Gözlem Kurulu Kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08/06/2020 gün ve 94660652-105-53-20182-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamınagöre yerinde görüldüğünden, … Ağır Ceza Mahkemesinin 20/12/2018 tarihli ve 2018/1992 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30/04/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.