YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3523
KARAR NO : 2021/1721
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : Sanık hakkında; maktullere yönelik kasten öldürme ve mağdurlara yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından ceza verilemesine yer olmadığına dair Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2017/82E-2019/391K sayılı kararı
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’in maktuller … ve… ile mağdurlar … ve …’e yönelik eyleminin sübutu kabul, sanık savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; sanığın beraat etmesi gerektiğine yönelen temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
Olay tarihi öncesinde 19 Ağustos 2004 günü Şiran-Kelkit arasında bulunan Türk Telekoma ait radyolink ve telsiz istasyonuna silahlı saldırıda bulunulduğu, yine 11 Eylül 2004 tarihinde Gümüşhane İli, Kelkit İlçesi, İlçe Jandarma Komutanlığına terör örgütü militanları tarafından silahla saldırıda bulunulduğu, bu eylemler neticesinde teröristleri etkisiz hale getirmek ve güvenliği sağlamak amacıyla Bulancak Jandarma Komando Taburundan takviye destek istenildiği, bu amaçla bölgeye gelen güvenlik güçlerinin operasyona başladığı, olay günü Kelkit İlçesine gelen sanık Üsteğmen …’ın komutasındaki Bulancak Jandarma Özel Hareket Tabur Komutanlığına
bağlı (2.) Özel Hareket Timinin, teröristlerin olay günü olay yeri olan Şiran İlçesi, … Köyü mevkii de dahil olmak üzere barınabilecekleri yerlerin bildirildiği ve operasyon emri verildiği, operasyona giden timin Kelkit Belediyesine ait çelik kasa damperli sivil araçla saat 20.00 sıralarında Kelkit İlçesinden … Köyü istikametine hareket ettikleri, 2 tim askerin kamyonun kasasında bulunduğu, aracı Kelkit Belediyesinde şoför olarak çalışan tanık …’ın kullandığı, şoför mahallinde kılavuz olarak tanık Uzman Çavuş …’un sağ kapı tarafında ise TİM komutanı olarak sanık …’ın oturduğu, aynı saatlerde mağdur …’nın babaannesinin sebze ve meyve ekili bahçesini domuz zararlısına karşı korumak amacıyla maktuller …, …, mağdurlar … ve … olmak üzere dördünün yola çıktıkları, mağdurlardan … ile maktul …’nun üzerinde tek kırma diye tabir edilen tek namlulu av tüfeği, mağdur …’nın üzerinde pompalı olarak tarif edilen otomatik av tüfeğinin bulunduğu, maktul …’ın ise elinde el feneri olup yanık vaziyette bahçeye doğru ilerlerken Elmaçukuru Köyünün dışında saat 20.30 sıralarında sanıkların içerisinde bulunan kamyonla karşılaştıkları, maktul ve mağdurlardan ikisinin o aşamada görülmediği, sadece ikisinin araç şoför mahalline yaklaştıkları ve ellerinde silah olmadığı, araç şoförüne nereye gittiklerini sordukları ve şoförün Torul yolunu sorması üzerine maktul …’nun yanlış geldiklerini, geldikleri yöne doğru geri dönmeleri gerektiğini, yolun tek şerit olması sebebiyle kamyonun rahat manevra yapabilmesi için 100 metre kadar ileride bulunan mezarlık mevkiinden dönebileceklerini söyleyerek yolu tarif ettikleri, konuşma sırasında mağdur ve maktullerin herhangi bir şüpheli hareketlerinin gözlemlenmediği, araçta bulunan kılavuz Jandarma Uzman Çavuş …’un yeminli beyanından, gördükleri mağdur ve maktullerin köylü olduklarının her hallerinden belli olduğunu fark ettiği ancak bu şahısların köylü olduğu yönünde yanında bulunan sanık Jandarma Üsteğmen …’a bir beyanda bulunmadığı, sanık …’ın ise üzerinde askeri kamuflaj olması ve operasyonun gizli icra edilmesi nedeniyle maktullere bakmadığı, aracın söylenen istikamete doğru hareket ettiği, bu sırada sanık …’ın kamyonun kasasında bulunan Jandarma Astsubay Başçavuş … ile telsizle irtibat kurup arkadaki iki kişinin Şiran istikametine doğru yürüdüğünü söyleyip kim olduklarına bakmasını istediği, tanık … ’in şüpheli bir durum olmadığını sanık …’a telsiz ile bildirdiği, ilk buluşma yerinden ayrılıp 100 metre ilerledikten ve mezarlık mevkiindeki virajı döndükten sonra kamyonun durduğu, aradan takriben 10-15 dakikalık bir sürenin geçtiği, araç içerisinde bulunan sanık …’ın askerleri burada indirmeyi düşündüğü, bu nedenle sanığın araçtan indiği, kamyondan inen sanık …’ın kamyonun arkasına geçerek askerleri indirmeye çalıştığı sırada kendisine doğru gelen ve 4 kişiden oluşan mağdur ve maktulleri gördüğü, gece karanlığında ilk önce karartılarından 4 kişi olduğunu fark ettiği, kamyona doğru arkadan yaklaştıklarında
sanığın köylülerin terörist olduğunu değerlendirdiği, sanığın “Dur” diye bağırdığı, sanığın ve yanında bulunan diğer askerler ile kamyon şoförünün hazırlık ifadelerinde anlatıldığı şekliyle köylülerden birinin bir el ateş ettiği, bu hususun mağdurlar tarafından kabul edilmediği, sonrasında sanığın kendi üzerinde bulunan silah ile hedef gözetmeksizin dağınık ateş etmeye başladığı, sanığın beyanlarında bunun sebebini onları durdurup sivil aracın üzerindeki kamyonun içindeki 30 tane askeri onların yakın mesafesinden dışarı çıkarmak olduğunu ifade ettiği, daha sonra sanık …’in kamyona binerek aracın uzaklaşması için hareket emri verdiği, kamyon şoförünün olayın şoku ile aracı stop ettirmesi üzerine kamyonun kasasına çıkarak el bombası saldırısına karşı atış emri verdiği, askerlerin de tarama şeklinde atış yaptıkları, karşıdan karşılık gelmemesi üzerine sanığın bir kez daha “Kimsiniz” diye sorduğu, karşıdan “Köylüyüz” sesinin duyulması üzerine atışa devam etmedikleri ve sanık ile sıhhiye erlerinin hemen yaralılara ilk yardımda bulundukları, olay neticesinde önde bulunan maktuller … ve …’ın öldüğü, mağdur …’in kendisine yönelik atıştan kurtulmak amacıyla geri dönüp kaçmaya başladığı, kaçış esnasında sırtından, kolundan ve ayağından vurulup ayak kemiğinin kırılması nedeniyle yere düştüğü, diğer mağdur …’in önünde yer alan maktul …’ın vurulup yere düşmesi üzerine kendisinin de geri dönerek kaçmaya başladığı, bu esnada ayağından yaralandığı olayda,
Sanığın, yeterli araştırma yapması durumunda karşı taraftaki maktul ve mağdurların terörist değil sivil vatandaş olduklarını anlayabileceği, ancak kendisini ve yanında bulunan askerleri terör saldırısından korumak amacıyla hareket edip ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırı kast olmaksızın aştığı, sanığın eyleminin taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçunu oluşturduğu, bu bağlamda 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi uyarınca sanık hakkındaki lehe kanunun belirlenmesi için 5237 sayılı TCK’nin 27/1, 24/2 ve 85/2. maddesi ile 765 sayılı TCK’nin 455 ve 50. maddesinin karşılaştırılması ve zamanaşımı hükümlerinin de dikkate alınması suretiyle hüküm kurulması yerine yazılı biçimde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi;
Bozmayı gerektirmiş olup, maktul …’dan katılanlar … ve … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, CMUK’un 326/son maddesi gözetilmek kaydıyla isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/02/2021 gününde oybirliği ile karar verildi.