Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4092 E. 2021/10492 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4092
KARAR NO : 2021/10492
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
MAKTUL :…
SUÇTAN ZARAR
GÖREN :…
SUÇ :Kasten öldürme
HÜKÜM :1)Sanık hakkında maktulu kasten öldürme suçundan TCK’nin 81/1, 29, 62. maddeleri gereğince 15 yıl hapis cezasıyla mahkumiyetine dair; … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.09.2019 gün ve 2019/133 Esas ve 2019/92 Karar sayılı kararı.
2) İstinaf başvurusunun düzelterek esastan reddine dair; … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.06.2020 gün ve 2020/509 Esas ve 2020/590 Karar sayılı kararı.
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii

TÜRK MİLLETİ ADINA

… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.06.2020 gün ve 2020/509 Esas ve 2020/590 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Dosya incelendi,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında; maktule yönelik kasten öldürme suçundan … 5. Ağır Ceza Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı sanık müdafii tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.06.2020 gün ve 2020/509 Esas ve 2020/590 Karar sayılı kararında isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanık müdafiinin usuli eksiklikler bulunduğuna, meşru müdafaaya yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak ,
Dosya kapsamına göre; olay tarihinden yaklaşık 20 gün kadar önce maktulün sanığın eşini gözde kalıcı hasar meydana gelecek şekilde yaraladığı, şahsın halen hastanede tedavi gördüğü, bu sebeple taraflar arasında husumetin bulunduğu, olay tarihinde maktül ve eşi … ‘in, sanık ile karşılaştığı ve aralarında tartışma yaşandığı, ilk olarak kim tarafından başlatıldığı belirli olmayacak şekilde karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ve taş atma gibi eylemlerde bulundukları, akabinde sanığın yaşanan olay nedeniyle evine gittiği ve kendisine karşı olası bir saldırıya karşılık verebilmek amacıyla evinde bulunan tüfeği yanına aldığı, 2-3 saat sonra sanık ile maktulün olay yerinde karşılaştıkları ve tartışma sırasında maktulün gözüne taş atmak suretiyle sanığı 30.09.2018 tarihli adli rapordan da anlaşılacağı üzere yaraladığı, akabinde sanığın elinde bulunan tüfekle maktule bir el ateş ettiği, ancak maktulün yaralanması üzerine ulaştığı kişilerden yardım isteyerek ambulans çağrılmasını istediği, hastaneye kaldırılan maktulün hayatını kaybettiği anlaşılan olayda;
1-Maktulden sanık ve sanığın eşine yönelen haksız eylemler nedeniyle 12 yıl ile 18 yıl arasında hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanması sırasında asgariye yakın indirim yapmak yerine yazılı şekilde 18 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
2-24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin iptal edilen bölümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-b. maddesi gereğince “… 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.