Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4297 E. 2021/13406 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4297
KARAR NO : 2021/13406
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm sanık müdafii, katılanlar vekili ve kurum vekili tarafından temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık müdafii tarafından hükmün duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafiine meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen, sanık müdafiinin belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı anlaşıldığından duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık hakkında maktule yönelik eylemlerinin sübutu kabul, cezayı azaltıcı haksız tahrik nedenleri bulunmadığı ve takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümde bozma ve düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan; sanık müdafiinin delillerin değerlendirilmesinde hata edildiğine, sübuta, katılanlar vekilinin ve kurum vekilinin takdiri indirim nedenleri bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddine,
1-Oluş ve dosya kapsamında göre; maktulün kredi borçlarını ödemekte zorluk çektiği, borçlarını ödeme konusunda arkadaşı tanık … …’dan yardım istediği, …’nin sanığın maktule yardım edebileceğini ve cinsel ilişki karşılığında istediği miktarda parayı vereceğini söylemesi üzerine sanık ile maktulün konuşarak buluşmaya karar verdikleri, olay günü maktulün yanında tanık … ile Iğdır ilinden Doğubayazıt’a geldikleri, sanıkla buluşarak sanığa ait eve gittikleri bir süre sonra tanık Alipaşa’nın da yanlarına geldiği hep birlikte alkol alarak yemek yedikleri bir süre sonra sanık ile maktulün ayrı bir odaya geçerek rıza dahilinde cinsel birliktelik yaşadıkları bir süre sonra sanık ile maktulün cinsel ilişki sonrası verilen paranın maktulün çantasından alınması sebebiyle tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın saldırgan bir tavır takınarak maktul … …’yi tehdit ettiği tanık … ve Alipaşa’nın beyanlarına göre sanığın maktul … …’ye yönelik “Buradan gidemezsiniz, sizi dağa kaldırırım, biz peşmergeyiz, sizi öldürürüz, sizin karnınızı yarar dağa atarız, ben istemezsem evden çıkamazsınız, ben seni burada bağlarım, bir hafta on gün kimse bulamaz” şeklinde tehdit sözleri söylediği, konutun kapısını kilitleyerek anahtarı sakladığı, elindeki bira şişesini yere fırlattığı, maktulün korkarak 21:10 da arkadaşı …’tan yardım isteyerek kendisini rehin aldıklarını, bırakmazlarsa polisi ara şeklinde mesajlar attığı ve en son 00.15 de “Ara polisi” şeklinde mesaj attığı, bu saatten sonra maktulün ikametin balkonuna çıkarak balkon duvarı üzerine sağ bacağı ve sağ kolu balkon duvarı içerisinde, sol bacağı ve sol kolu balkon duvarı dışarısında kalacak şekilde yüzükoyun yatar pozisyonda sanığa eğer kendilerini bırakmazsa atlayacağını söylediği, sanığın maktulün yakınına gelerek “atla lan atla” diyerek iki eliyle maktulü belinden iteklediği anlaşılan olayda;
Maktulün 21:15′ de başlayarak 00:15’e kadar 3 saat süreyle sanığın baskısı ve tehdidi altında kalması sonucunda maktulün ikametin balkonuna çıkarak balkon duvarı üzerine sağ bacağı ve sağ kolu balkon duvarı içerisinde, sol bacağı ve sol kolu balkon duvarı dışarısında kalacak şekilde yüzükoyun yatar pozisyonda bulunduğu sırada sanığın iki eliyle maktulü belinden iteklediği, bu hamleler dolayısıyla maktulün dengesini kaybederek yerden 740 cm yüksekte bulunan balkondan taş döşemeli beton zemine düşmesi sonucunda maktulde beyin sol frontal bölgede 26 cm çaplı alanda doku harabiyeti ile 3 parça kemik doku kaybı meydana geldiği, otopsi raporuna göre maktulün genel beden travmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve iç organ harabiyeti sonucu öldüğü, maktulün düştüğü sırada çığlık attığının tanık Cafer tarafından doğrulandığı balkonun yerden yüksekliği, maktulün pozisyonu ve duruş şekli, düştüğü beton zemin birlikte değerlendirildiğinde; sanığın maktule yönelik eylemleri neticesinde doğrudan kastla öldürme suçundan cezalandırılması yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulması,
2- Kendisini duruşmalarda bir vekil aracılığı ile temsil ettiren katılan kurum lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 14/1. maddesi uyarınca maktu vekalet ücreti tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18/10/2021 gününde üye …’ın mahkemenin kabul ve uygulamasının yerinde olduğu ve bu nedenle kararın onanması gerektiği yönündeki karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.