Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4372 E. 2021/13025 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4372
KARAR NO : 2021/13025
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13.07.2020 tarih ve 2020/117 Esas, 2020/879 Karar sayılı kararının sanık müdafii, katılanlar vekili ve katılan Kurum vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının 5 yılın üzerinde olması nedeniyle
bölge adliye mahkemesince verilen kararın temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … müdafii ile katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme istemlerinin 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 13/07/2020 gün 2020/117 Esas ve 2020/879 Karar sayılı “İstinaf başvurularının esastan reddine” dair hükmünün incelenmesinde, katılanlar vekili ile katılan Kurum vekilinin suç niteliğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle,
Oluşa ve Mahkemenin kabulüne göre, sanık … ile maktül …’in 2017 yılında resmi olarak evlendikleri, ancak yaklaşık 6 ay süren evlilikleri sona ermiştir, taraflar boşandıktan sonra bir süre görüşmese de bir süre sonra tekrar iletişime geçtikleri, sanığın aynı evde yaşamaya devam ettiği, maktülün ise bayan arkadaşlarıyla başka bir semtte yaşamaya başladığı, olaydan 10 gün öncesinde sanığın maktulü görüntülü olarak aradığı ve konuşmalarının ardında gece 03:00 sıralarında maktulün sanığın evine gittiği ve o günden sonra da birlikte yaşamış olduğu arkadaşlarının yanına dönmediği, 08/04/2018 tarihinde ise maktulün arkadaşları ile yaşadığı eve giderek eşyalarını alıp sanığın evine geldiği, olaydan 1 gün öncesinde ise taraflar arasında maktulün eski nişanlısı ile ilgili olarak konuşulduğu, sanığın tanık …’i aradığı ve “İmran beni aldatmış” dediği, …’ in maktül ile konuştuğu ve maktülün olayı doğruladığı, bunun üzerine sanığın maktüle evi terk etmesini söylediği, maktulün evden çıktığı sonrasında tekrar kapıyı çaldığı, sanığın ablası ile görüşerek fikir aldığı ve maktulü sabah evden gitmesi şartıyla eve aldığı, sanığın sabah işe gittiği, maktulün çalıştığı okula hasta olduğunu bildirdiği, sanığın maktulün evden ayrılıp ayrılmadığını kontrol etmek için öğlen saatlerinde aradığı, akşam saatlerinde annesinin geleceğini söyleyerek isteğini tekrarladığı, akşam saatlerinde alışveriş poşetleri ile eve gelen sanığın tanık … ile karşılaştığı, karşılıklı telefon numaralarının alındığı ve sanığın içeri girdiği, sanığın yatak odasında olan tanık ile konuşarak artık birlikte olma imkanları olmadığını, gitmesi gerektiğini, annesinin geleceğini söylediği, maktulün saçlarını kurutmak için saç kurutma makinesini aldığı, sanığın da tanık … ile konuşmak için yukarı kata çıktığı, orada olmadığını görünce telefonla aradığı, arızayı gidermeleri gerektiğini, annesinin geleceğini söylediği, eve döndüğünde kapının kapalı olduğunu gördüğü, anahtarı almadığı için içeri giremediği, uzun süre seslenmesine, cama ve kapıya vurmasına rağmen kapı açılmayınca çilingir olan tanık …’u aracılığıyla kapıyı açtırdığı, içeride maktulün hareketsiz bir şekilde yerde yatar vaziyette olduğu, sesler üzerine gelen tanık …’ın uyarısı üzerine sanığın maktüle kalp masajı yaptığı, tanık …’a 155’i ve 112’yi ara dediği, tanık …’un 112’yi aradığı, sanık kalp masajı yaptıktan sonra kendisinin de 112’yi aradığı, gelen sağlık ekiplerinin müdahalesi ile hastaneye kaldırılan maktulün hayata döndürülemeyerek vefat ettiği anlaşılan olayda, otopsi sonrasında ATK Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi tarafından düzenlenen 26/07/2018 tarih ve 22508486-101 02/18-36975/5635 sayılı raporda; ölenin sağ elinde 69 ng/svap Antimon, 91 ng/svap Baryum, 556 ng/svap Kurşun, sol elinde 46 ng/svap Antimon, 83 ng/svap Baryum, 650 ng/svap Kurşun bulunduğunu gösteren rapor içeriğine göre maktulün her iki elinde de atış artığının bulunduğunun anlaşılması, sanığın maktüle kalp masajı yaptığının tarafsız görgü tanıkları beyanları ile sabit olması, maktulün göğsündeki giriş deliği altındaki hoffman boşluğu bulunduğu ve atışın bitişik atış mesafesinden yapıldığının anlaşılması karşısında sanığın maktule yönelik kasten öldürme eylemini gerçekleştirdiği hususunun şüpheli kaldığı ve sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal serbest bırakılması için yazı yazılmasına 05/10/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.