YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4542
KARAR NO : 2021/10614
KARAR TARİHİ : 15.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
MAKTUL : …
KATILANLAR : …, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇ : Tasarlayarak öldürme
HÜKÜMLER : 1- Sanık …’nin, babası maktul …’e yönelik tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan TCK’nın 38, 82/1-a,d, 62, 53. maddelerine göre müebbet hapis cezasına mahkumiyetine,
2- Sanık …’ın, maktul …’e yönelik tasarlayarak öldürme suçundan TCK’nın 37, 82/1-a, 62, 53. maddelerine göre müebbet hapis cezasına mahkumiyetine,
3- Sanık …’in, maktul …’e yönelik tasarlayarak öldürme suçundan TCK’nın 37, 82/1-a, 62, 53. maddelerine göre müebbet hapis cezasına mahkumiyetine,
4- Sanık …’in, maktul …’e yönelik tasarlayarak öldürmeye yardım etme suçundan TCK’nın 82/1-a, 39, 62, 53. maddelerine göre 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkumiyetine,
5- Sanık …’in, maktul …’e yönelik tasarlayarak öldürmeye yardım etme suçundan TCK’nın 82/1-a, 39, 62, 53. maddelerine göre 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkumiyetine,
6- Sanık …’ın, maktul …’e yönelik tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,
7- Sanık …’ın, eşi maktul …’e yönelik tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair; Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.04.2020 tarihli ve 2020/113E-2020/142K sayılı kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, katılan … vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- 7226 sayılı Kanunun geçici 1-a fıkrası uyarınca 5271 sayılı CMK’de belirlenen sürelerin 13/03/2020-30/04/2020 tarihleri arasında duracağı, 30/04/2020 tarihinde 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 29/04/2020 tarihli 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla sürenin 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığı, bu itibarla 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında temyiz süresinin işlemeyeceği anlaşılmakla,
a) 27.04.2020 tarihinde tebliğ edilen gerekçeli karara yönelik 7 günlük yasal süreden sonra 30.06.2020 tarihinde temyiz dilekçesi sunduğu anlaşılan katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin CMUK’un 317. maddesi uyarınca,
b) Sanık … müdafinin yasal süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin CMUK’un 318. maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2- Sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlerin sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve katılan … vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yerel mahkemenin sanık …’nin, üst soya yönelik tasarlayarak öldürmeye azmettirme suçundan cezalandırılması yönündeki uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’nin babası maktul …’i tasarlayarak öldürmeye azmettirme, sanıklar … ve …’ın maktul …’i tasarlayarak öldürme, sanıklar … ve …’in maktul …’i tasarlayarak öldürmeye yardım etme suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebeplerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanıkların savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar … ve … hakkında elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre bozma üzerine verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan … vekilinin; sanıklar … ve …’ın da azmettirici olarak cezalandırılmaları gerektiğine, diğer tüm sanıkların fikir ve eylem birliği içinde suçu işlediklerine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, sanık … ve müdafinin; eksik incelemeye, keşif yapılması gerektiğine, sanık … müdafinin; suç vasfına, öldürme suçuna yardım etme amacı olmadığına, sanık … müdafinin; sübuta, suça iştirak iradesi olmadığına, sanık … ve müdafinin; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık … müdafinin; eksik incelemeye, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle; hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA, Üyeler … ve …’in, sanık … hakkında hüküm kurulurken TCK’nın 82/1-d maddesinin uygulanmaması gerektiğine yönelen karşı oyları ve oy çokluğu ile 15/06/2021 gününde karar verildi.
KARŞI OY:
Maktul …’nın kasten öldürüldüğü sübuta eren dosyada maktulün kızı olan sanık … ‘nın TCK’nin 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı gereğince TCK’nin 82/1-a maddesinden sorumlu tutulması gerekir iken TCK’nin 82/1-a-d maddelerinden sorumlu tutulmasının yasal mevzuata aykırı olduğunu düşündüğümüzden Dairemizin sanığın TCK’nin 82/1-a-d maddelerinden cezalandırılması gerektiğine dair çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
TCK’nin 37.maddesinde suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştiren kişilerden her birinin fail olarak sorumlu oldukları düzenlendiği halde TCK’nin 38 ve 39. maddelerinde suç teşkil eden fiil ile doğrudan temas etmeyip bu fiili işleyen TCK’nin 37. maddesindeki fail ile ilişki içinde olan şeriklerin (TCK’nin 38. maddesinde azmettiren, TCK’nin 39. maddesinde yardım eden) sorumluluğu düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanunda fail dışındakilerin (şeriklerin) işlenen suçtan sorumluluklarını düzenleyen yegane madde 40.maddedir (bağlılık kuralı).
TCK’nin 40. maddesinde işlenen suçtaki nitelikli hallerin şeriklere sirayeti hakkında açık bir düzenleme yoktur. Yasadaki bu eksiklik hem doktrinde hem de yargı mercilerince farklı kararlar verilmesine neden olmakta olup bize göre TCK’nin 40. maddesi ile TCK’nin 37, 38, 39. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde TCK’nin 37/1. maddesinde suçun kanuni tanımındaki fiili işleyenlerin fail olduğu, TCK’nin 38/1. maddesinde başkasını suç işlemeye azmettiren kişi işlenen suçun cezası ile cezalandırılır. TCK’nin 39/1. maddesinde suçun işlenmesine yardım eden kişi işlenen suçun … demektedir.
Her üç kanun maddesine bakıldığında fail veya şeriklerin sorumluluğunun fail tarafından bizzat işlenen suç üzerinden belirlendiği açıktır. Bu nedenle her ne kadar TCK’nin 40. maddesinde açıkça düzenleme yapılmamış ise de failin işlediği fiilin ve müeyyidesinin belirlenmesi, şeriklerin sorumluluklarının da failin sorumluluğu esas alınarak tespiti gerektiğini düşünmekteyiz. TCK’nin 40. maddesinde nitelikli hallerin sirayeti hususunda açıkça bir düzenleme yapılmamasının uygulamada ve doktrinde sıkıntı doğurduğu aşikar olmakla bu eksikliğin TCK’nin faillik ve şeriklik düzenlemelerindeki sistematiğinin dışına çıkılarak doldurulmasının doğru olmayacağı kanaatindeyiz.
Somut olaya gelecek olursak, sanık … kendi öz babasını öldürmeleri için kendisiyle akrabalık bağı olmayan diğer sanıkları azmettirmiş, diğer sanıklar da tasarlayarak …’nin babasını öldürmüşlerdir. Sanık … dışındaki ceza alan diğer sanıkların (faillerin) TCK’nin 82/1-a maddesi gereği cezalandırılmaları yanında sanık …’nin de TCK’nin 40. maddesi gereği yine TCK’nin 38. maddesi delaletiyle 82/1-a maddesinden cezalandırılması gerektiği, …’nin 82/1-a maddesi yanında 82/1-d maddesinden sorumlu tutulamayacağı kanaatinde olduğumuzdan Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz