YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4720
KARAR NO : 2021/1432
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kastı aşan adam öldürme
HÜKÜMLER :1) Sanıklar …, hakkında CMK’nin 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat,
2) Sanıklar …,hakkında 765 sayılı TCK’nin 452, 463, 59, 31. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis ve kamu hizmetlerinden yasaklılık.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Cumhuriyet savcısının temyizinin yalnızca beraat hükümlerine yöneldiği, mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizi bulunmadığı kabul edilerek, mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler incelendi.
Mahkemece ortaya konulan kabul ve gerekçeler, olayın gelişimi ve tıbbi rapor içerikleri, aksine yasal ve yeterli delil bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki sanıkların eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturuduğu yönündeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar …, ve …’nın maktul …’a yönelik eylemlerinin sübutu kabul, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanıklar …, hakkında açılan kamu davalarında elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre bozma ilamına uyularak verilen hükümlerde bozma sebepleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin sübuta, eksik incelemeye, çelişkili ve eksik gerekçeye, Cumhuriyet savcısının beraat kararlarının yerinde olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1)- Sanıklar …, ve … hakkında kurulan beraat hükümlerinin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
2)- Sanıklar …, ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, olay gecesi maktul …’in aşırı derecede alkol aldıktan sonra etrafı demir parmaklıklarla çevrili ve dış kapıları kapalı olan pansiyona girdiği, odalardan birinin kapısını zorladığı sırada odada bulunan kişinin durumu pansiyon sahibi olan tanık …’ya haber verdiği, tanık Halil’in gelmesi üzerine maktulün dışarıya doğru kaçmak istediği, bu arada kilitli olan dış demir kapıyı zorlayıp parmaklıklara tırmanıp kaçmak için çabaladığı, herhangi bir müdahale olmadığı halde yere yığıldığı, bilahare olay yerine gelen polis ekibinin maktulü alarak karakola götürdüğü, olay gecesi karakolda bulunan sanıkların maktulü rapor almak üzere hastaneye götürdükleri, hastanede maktulü muayene aden tanık hekim …’nün darp ve cebir izi bulunmadığı aşırı alkollü olduğuna dair rapor düzenlediği, sanıkların maktulü alarak tekrar karakola getirdikleri bu arada başka bir olay nedeniyle karakolda olan tanıklar ve sanıkların beyanına göre maktulün fenalaştığı, iptidai müdahaleler yapıldıktan sonra tanıkların da yardımıyla nezarathaneye konulduğu, sabah saatlerinde maktulün durumunun kötüye gittiğinin fark edilmesi üzerine hastaneye götürüldüğü, buradan … Devlet Hastanesine sevk edilen maktulün iki gün sonra öldüğü hususlarında duraksama bulunmamaktadır.
Adli Tıp Kurumu 1. ihtisas Kurulu’nun 05/12/2012 tarihli raporu, detaylı ve sistematik olarak muayene ettiğini ve buna göre rapor düzenlediğini beyan eden tanık …’nün beyanı, tanık …’ın beyanlarına göre, göz altına alınırken herhangi bir darp izi bulunmayan maktulün sanıklar tarafından hastaneden çıkıldıktan sonra fakat karakola getirilmeden önce darp edildiğinin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Bununla birlikte sanıkların maktule yönelik eylemlerinin öldürme kastıyla gerçekleştiğinin kabulünü gerektiren yeterli ve yasal delil bulunmadığı, sanıkların yaralama kastıyla darp ettikleri maktulün bu nedenle öldüğü anlaşılmakla eylemlerinin kastın aşılması suretiyle öldürme olarak vasıflandırılması isabetli görülmüştür. Ancak;
765 sayılı TCK’nin 463. maddesinin açık lafzı ve sanıkların eylemi doğrudan doğruya beraber işlemeleri karşısında somut olayda anılan maddenin uygulama yeri bulunmadığı, ayrıca sanıkların eylemine 765 sayılı TCK’nin 245. maddesinin de uygulanması gerektiği anlaşılmakla, sanıkların eylemlerine uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nin 64/1,452 ve 245 maddeleri ile sonradan
yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 87/4-2. cümle, maddelerinin ayrı ayrı uygulanması suretiyle sanıklar lehine sonuç doğuran lehe yasanın tespit edilmesi ve sonucuna göre sanıkların lehe olan yasadan mahkumiyetleri yerine, yazılı şekilde hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünceden farklı gerekçeyle BOZULMASINA, 16/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.