YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4798
KARAR NO : 2021/5898
KARAR TARİHİ : 02.04.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Uyarlama sonucu; hükümlü …’in mağdur …’yı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35/1-2, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına mahkumiyetine dair; Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18.07.2016 tarihli ve 2003/116E-2003/186K sayılı kararı
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümlü … hakkında, 765 sayılı TCK’nin 448, 62, 51, 59, 31, 33 maddeleri gereğince kurulup temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümden sonra yürürlüğe giren, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddesi uyarınca duruşma açılarak yapılan yargılama sonucu kurulan yeni hükümde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş,
Ancak;
1- Hükümlü hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak
şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, olayın ne şekilde gerçekleştiğine dair kabulün tam olarak bulunması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçe ve kabul olmadan ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümlü …’in alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçtan yargılanması karşısında, CMK’nin 188/1. maddesi dikkate alınarak, hükümlünün vekaletnameli müdafine davetiye çıkarılması ve duruşmaya gelmediği takdirde zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, müdafinin yokluğunda yargılama yapılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Adli Tıp Kurumu Kocaeli Şube Müdürlüğü’nün 21.12.2001 tarihli 2001/7779 sayılı raporundan anlaşılacağı üzere; mağdurun tibia, femur, kasık ve koldan aldığı toplam 4 mermi isabeti ile yaralandığı, tibiadan aldığı isabet sonucu kemik kırığı oluştuğu, yaraların toplamda 25 gün mutat işine engel olacak derecede olduğu, bu yaralanmalar göz önüne alındığında 5237 sayılı TCK’nin 35. maddesi uyarınca yapılan uygulama sırasında, makul bir ceza yerine mağdurun hiç yara almaması durumlarında uygulama olanağı bulan en alt sınırdan ceza belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükümlü müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 02/04/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.