YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4864
KARAR NO : 2021/11948
KARAR TARİHİ : 08.09.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
MAKTUL : …
KATILANLAR : …, …, …
SUÇ : Kasten Öldürme
HÜKÜM : 1) İlk derece mahkemesi yönünden;
Sanık hakkında “kasten öldürme” suçundan, 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 29, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyete dair; Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16/09/2019 gün ve 2019/76 Esas, 2019/316 Karar sayılı kararı,
2) Bölge adliye mahkemesi yönünden;
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK’nin 280/1-a maddesi gereği esastan reddine dair, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12/06/2020 gün ve 2019/2180 Esas, 2020/663 Karar sayılı kararı.
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili
TÜRK MİLLETİ ADINA
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12/06/2020 gün ve 2019/2180 Esas, 2020/663 Karar sayılı kararına karşı, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291/1. maddesinde belirtilen kanuni süre içinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla;
01/02/2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299/1. maddesi uyarınca sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin takdiren reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle;
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü :
Sanık hakkında ilk derece mahkemesince hükmolunan ceza miktarının, 5 yıl hapis cezasının üzerinde olması nedeniyle hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 286/2-a maddesi uyarınca temyize tabi olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12/06/2020 gün ve 2019/2180 Esas, 2020/663 Karar sayılı kararında bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün üst sınırdan uygulanması gerektiğine ve katılanlar vekilinin, suç vasfına ve takdiri indirim sebebi uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
1) Sanık ile tanık …’in dini nikahlı birlikteliklerinin bulunduğu, tanık … ile maktul arasındaki mesaj içeriklerinin dosyaya yansımadığı, tanık … tarafından maktul ile olan ilişkinini “sosyal arkadaşlık” sınırları içerisinde olduğunun belirtildiği, ayrıca her ne kadar sanık, olay anında maktul ile karşılaştıklarında maktulün kendisine hakaret ettiğini beyan etmiş ise de tanık …’ın 26/10/2018 tarihli kolluk beyanı ile bu savunmanın doğrulanmadığı gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereği asgari orana yakın bir miktarda haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde “14 yıl hapis cezası” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
2) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmiş olması gözetilerek, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin bu itibarla yerinde görülen temyiz istemlerinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12/06/2020 gün ve 2019/2180 Esas, 2020/663 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2-a. maddesi gereğince “Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/09/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.