Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/4909 E. 2021/8489 K. 20.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4909
KARAR NO : 2021/8489
KARAR TARİHİ : 20.05.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz isteminin, sanık hakkında her iki suçtan kurulan hükümlere yönelik olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında “Hakaret” suçundan verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2009/13-12 sayılı kararı ile aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, temyizen incelenmeyen hükmün mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanık hakkında “Kasten Ödürmeye Teşebbüs” suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Toplanan delillerin karar yerinde incelenmesiyle, suç vasfının tayininde, suçun sübutunun kabulünde, takdiri indirim sebeplerine dayalı cezayı azaltıcı nedenlerin nitelik ve derecelerinin takdiriyle ulaşılan vicdani kanaatin dosya kapsamına uygun şekilde gerekçelendirilmesi suretiyle kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin, suç vasfına ve meşru müdafaaya; katılan vekilinin takdiri indirim sebeplerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Dosya kapsamına göre taraflar arasında, dedelerinden kalan ve sanığın annesine miras olarak düşen tarlada bulunan ağacın, katılan tarafından satın alındığı, sanığın, o ağacı katılandan istediği, katılanın da parasını ver vereyim dediği olayda, katılan tarafından sanığa yöneltilmiş haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir eylemin bulunmadığı, Dairemizin yerleşik içtihatları kapsamında taraflar arasında hukuki ihtilafa konu olan hususların, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi kapsamında haksız tahrik olarak değerlendirilemeyeceğinin kabul edildiği gözetilmeyerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 81/1 ve 35/2. maddelerine göre belirlenen 12 yıl hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 29. maddesi uyarınca (¼) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini;
b) Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinin uygulanması yönünden bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
c) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, hükümden sonra, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmiş olması gözetilerek, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.