YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5154
KARAR NO : 2021/9109
KARAR TARİHİ : 26.05.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama,
6136 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜMLER :SANIK … HAKKINDA;
1)Sanık hakkında mağdur …’ı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 81, 35, 29, 62, 53 maddeleri uygulanmak suretiyle 8 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair karar,
2)Sanık hakkında mağdur …’i kasten yaralama suçundan TCK 86/1, 86/3-e, 29, 62,53 maddeleri uygulanmak suretiyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair karar,
3)Sanık hakkında mağdur …’ı kasten yaralama suçundan TCK 86/1, 86/3-e, 87/1-e, 29, 62, 53 maddeleri uygulanmak suretiyle 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair karar,
4)Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK 62, 53 maddeleri uygulanmak suretiyle 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair karar.
SANIK … HAKKINDA;
1)Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet
suçundan CMK 223/2-b maddesi uygulanmak suretiyle beraatine dair karar.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak incelendi;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Gerekçeli kararın Anayasa’nın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 232. maddelerinde belirtilen nitelikleri taşıması gerektiği, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açıkça gösterilmesi, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde ayrı ayrı gösterilmesi ve hangisinin hangi sebeple diğerine üstün tutulduğu belirtilerek, ulaşılan kanaat ile sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunların nitelendirilmesinin yapılması, 5237 sayılı TCK’nın 25, 27, 29. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeyerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinin neden uygulandığının gerekçede tartışılmaması
2)Dosyada sanığa yönelik eyleminden dolayı yargılanan ve hükümle birlikte hakkında tefrik kararı verilen suça sürüklenen çocuk Hıdır Yakut ile ilgili dosyanın akıbetinin araştırılarak dosyaların birleştirilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi, birleştirmenin mümkün olmaması halinde ise, dosya aslı getirtilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması
3)Kabule göre de; Sanığın, babası ….’ın, mağdurların çalıştığı iş yerinin bulunduğu binada oturmakta olduğu, olaydan bir gece önce, …’ın iş yerinden gürültü geldiğini söyleyerek iş yeri sahibini uyarması üzerine taraflar arasında tartışma ve kavga yaşandığı, … tarafından kendisine haber verilen sanığın, bahsi geçen iş yerine gitmesi sonucu taraflar arasında yeniden tartışma yaşanarak kavgaya dönüştüğü ve sanığın yanında bulunan silahla 7 el ateş etmek suretiyle mağdurlar ……ve …’i bel bölgesinden yaraladığı olayda, sanığın, mağdurların tamamına yönelik eylemlerini aynı kasıt ve nedenle gerçekleştirdiği, kastın bölünemeyeceği, bu nedenle, sanığın mağdurlar … ve…’e yönelik eylemlerini de öldürme kastıyla gerçekleştirdiğinin kabulü ile kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması yerine yazılı şekilde kasten yaralama suçlarından hükümler kurulması,
4)Anayasa Mahkemesinin24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5)Sanık hakkında uygulanan ve şahsi hürriyetinin sınırlanması sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin 5237 sayılı TCK’nın 63. maddesi gereğince cezalarından mahsubuna karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 63. madde hükümlerinin uygulanmamış olması,
6)Sanıklar …ve …’un sabit görülen 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun temas ettiği maddedeki cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık dava zaman aşımı süresinin, suç tarihinden inceleme tarihine kadar dolduğunun anlaşılması,Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 26/05/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.