Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/5249 E. 2021/9136 K. 26.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5249
KARAR NO : 2021/9136
KARAR TARİHİ : 26.05.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Toplanan delillerin karar yerinde incelenmesiyle, suçun sübutunun kabulünde, haksız tahrike ve takdiri indirim sebeplerine dayalı cezayı azaltıcı nedenlerin nitelik ve derecelerinin takdiriyle ulaşılan vicdani kanaatin dosya kapsamına uygun şekilde gerekçelendirilmesi suretiyle kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, eylemin taksirle yaralama suçu olduğuna, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Olaydan sonra ve 05 Aralık 2015 tarihinde, olaydan bağımsız şekilde kalp rahatsızlığı (miyokard enfarktüsü) nedeniyle vefat eden ölenin, kamu kurumlarında bir işe girmek isteyen sanıktan, Devlet bürokrasisinde tanıdıkları olduğundan ve kendisine yardımcı olabileceğinden bahisle nakit para ve hediyeler kapsamında yaklaşık 15.000,00 TL aldığı; sanığın bir müddet sonra oyalandığını ve dolandırıldığını anlaması üzerine olay günü 2,5 litre benzin alıp ölenin her zaman vakit geçirdiği Park’a gittiği, burada öleni gördüğü ve benzini ölenin üzerine döküp çakmak ile ateşlediği, ölenin bu nedenle tüm vücuduna yayılan 1. ve 2. derece yanıklara maruz kalıp totalde %20-25 oranında yanık sebebiyle hayati tehlike geçirdiği; sanık hakkında tanzim olunan iddianamede sevk maddeleri olarak 5237 sayılı TCK’nin 82/1-b ve 53. maddelerinin işaret edildiği; keza esas hakkındaki mütalaanın da aynı sevk maddelerine yönelik olduğu olayda,
1) Sanığın kasten öldürme eylemini “eziyet çektirerek” işlemesi nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nin “82/1-b” maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde, TCK’nin 81/1. maddesinin tatbiki suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2) Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin eklenmiş olması gözetilerek, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanığın tek başına işlediği eylem yönünden hüküm kurulurken, uygulama alanı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nin 37/1. maddesine yer verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 26/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.