YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/842
KARAR NO : 2020/1739
KARAR TARİHİ : 13.07.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tasarlayarak kan gütme saikiyle öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Tüm Sanıklar hakkında ayrı ayrı: TCK’nin 82/1-a-j, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
A- Sanıklar …, … ve … yönünden yapılan incelemede,
a) Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 gün, 2010/1-35-140 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanıklardan birisinin savunulmasının diğer sanık yönünden savunmada zaafiyet yarattığı durumlarda sanıklar arasında menfaat zıtlığının bulunduğunun kabulü gerektiğinden; aynı olayda yargılanan ve suçu birlikte işledikleri iddia olunan sanıklar …, …, … ve … arasında menfaat zıtlığı bulunduğu anlaşıldığı halde, sanıkların savunmalarının aynı müdafii tarafından yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 152 ve 1136 sayılı Avukatlık Yasasının 38. maddelerine aykırı davranılması,
b) Gerekçeli kararda bahsedilen …’un maktul …’i öldürmesi olayı ile ilgili dava dosyasının getirilip incelenmeden, olayda kan gütme saikinin sanıklarda ne şekilde oluştuğu tartışılmadan; bununla birlikte, suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için; sanıkların eylemlerini gerçekleştirmeye olay tarihinden önce karar vermesi, kararlarında sebat ve ısrar göstermeleri, kararları ile icraları arasında makul bir süre geçmesinin gerektiği, oysa somut olayda sanıkların öldürme kararı vermesi ile eylemleri arasında, sanıkların kararlarını soğukkanlı bir şekilde tekrar gözden geçirmeleri için yeterli sürenin geçtiğine dair somut ve inandırıcı kanıtların neler olduğu karar yerinde değerlendirilmeden, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nin 34 ve 230. maddelerine aykırı olarak gerekçede zaafiyete düşülmesi,
B- Sanık … yönünden yapılan incelemede,
UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık …’in karar tarihinden sonra, 30/04/2017 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nin 64/1 ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı ve bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 13/07/2020 gününde oy birliği ile karar verildi.